Bugün - Thursday, May 24, 2018
Afyon 8°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Yeni Üye
Magazin Güncel Siyaset Neler duyduk? Spor Sağlık Eğitim İlçeler Söyleşi Ekonomi 
Yazar Detayları

Ali KÜÇÜKKARTAL

Ali KÜÇÜKKARTAL - ZEMMELİ

ZEMMELİ
Yazı Tarihi: Tuesday, January 31, 2017

 

Kütahya, 17 Temmuz 1921’den 30 Ağustos 1922’ye kadar 1 yıl 1 ay 14 gün Yunan işgâlinde kalmıştır. Büyük taarruzda geri alınan şehir, yakılıp yıkılmıştı. 17-30 Temmuz 1921 tarihleri arasında Kütahya ve çevresini işgali sırasında köyümüzün etrafı bataklık ve sazlarla çevrili olması nedeniyle geç farkedilmiş, yaşlıların bataklık içindeki köprü ve geçitleri imha ettirmeleri sebebiyle çevre köyümüz işgal edilmemiştir. Ancak her tarafta olduğu gibi Yemen ve Çanakkale savaşlarında 73 evladını şehit veren Zemme’mize de Yunan askeri girmiştir.
Yunanlılar Zemme ve civar köylerden kendileri için istihkam-mevzi kazabilecek yaşlı ve çocukları götürürler.(genç bulunmamaktadır, kadınlar ise bataklığa sığınarak zulümden kurtulurlar) yanlarına alarak Sevdiğin Köyüne giderler.
Sevdiğin Köyü kırsalında köylerden topladıkları yarım yamalak insanları Yunan subayları kontrol ederken Albay Yanhi Zemmeli bir yaşlının önünde durur. Albay yaşlıya sıradan çıkmasını söyler. Yaşlı adam kendi toprağında olduğunu, Zemmeli deyimiyle BİR GAVURDAN emir almayacağını söyler. Albay azda olsa Türkçe bilmektedir ve yaşlının hem sözlerinden hemde tavrından karşı geldiğini anlar. Kolundan tutarak sana gel dediysem gel tartaklattırma kendini der. Adam mecbur çıkar sıradan ve Albay ile Zemmeli arsında şu konuşma geçer.
Albay: Sen nerelisin?
Adam: Zemmeliyim.
Albay: Esas memleketin neresidir.
Adam: Makedonya göçmeniyim.
Albay: Adın nedir ?
Adam: Yusuf der ve ayrılırlar.
Albay Yanhi Yusuf dayıyı zaten getirilişinden beri takip etmektedir. Sanki ona tanıdığı birilerini hatırlatmaktadır Yusuf dayı.
Bütün esirler gibi Yusuf Dayı da istemeye istemeye Yunanlılara mevzi kazmakta ve hepsi de içlerinden -ALLAH (CC) bize kazdırdığınız bu mevzilerden askerlerimize ateş etmeyi nasip etmesin- diye dua ederler. Albay yine bir aralık Yusuf Dayının yanına gelir ve aralarında şu konuşma geçer.
Albay: Sen askerlik görevini yaptın mı?
Yusuf Dayı: Yaptım.
Albay: Nerede yaptın?
Yusuf Dayı: 30 sene önce Makedonya da yaptım.
Albay: Askerde sınıfın neydi?
Yusuf Dayı: Jandarmaydım.
Albay: İcra memurlarına gözlemcilik görevi yaptın mı?
Yusuf Dayı: Zaman zaman icralara giderdik.

 

Albay: Dört beş çocuklu genç bir kadına icra için gittiğiniz mi?
Yusuf Dayı işgalden, 30 yıl öncesine gider. Bir Müslüman olarak kimsenin ırz namus ve rızkında gözü olmadığını bilmektedir ama soru soran da bir yunan subayı olduğundan ve adam öldürmek için bahane aradıklarından dolayı tedirgin bir şekilde –çok insana icra için gittiklerini ama kendisinin kimseye zarar vermediğini, bulunduğu yerde kimseye zulüm yaptırmadığını söyler.
Albay da sözlerine devam eder; İcra memuru tahsilat için çaldığı kapıyı açan kadına, kocanın Makedon hükümetine şu kadar borcu var hemen vermelisin dedi. Kadın kocam Osmanlıya karşı Makedonya için çarpışırken öldü ne parası vereyim daha dedi. İcra Memuru kadına küfrediyor ve evde para edecek ne varsa yiyecek giyecek hepsini alacağını söylüyor. Kadın evde yiyecek ekmek yok ne vereyim diye ağlayıp dövünüyordu. İçeriden cılız zayıf hastaca çocuklar annelerinin bacaklarına sarıldı. İcra Memuru çirkin bakışları altında pis elleriyle işaret ederek kendisiyle birlikte olursa borçları erteleyebileceği teklifini yaptı. Kadın icra memuruna kendisine dokunmaması için yalvarıyor çocuklarda annelerini vermemek için hem ağlaşıyor hemde sıkı sıkı tutuyorlardı. Böyle bir olay hatırlıyormusun dedi.
Yusuf Dayı evet manasına başını salladı.
Albay: İcra Memuru kadını avluda sürüklerken güvenliğini sağlayan Osmanlı Jandarması icra memurunu tutarak bir tokat patlattı. İcra memuru yere düştü. Kalktığında memur jandarmaya;

Sen beni korumak için varsın neden bana vurdun ‘ dedi.

Jandarma

Ben bir Osmanlı askeriyim. Biz bulunduğumuz yerde kimseleri ezdirmeyiz’ dedi.

Memur

Osmanlı artık buralardan çekiliyor sende gideceksin, sonra sen Müslümansın bu kadın da ben gibi hristiyandır’ dedi.

Osmanlı Jandarması icra memuruna

Bu kadının borcu ne kadardır’ dedi ve borcu öğrenince cebinden çıkarttığı para ile kadının borcunu ödedi.’

 Sonra icra memuruna ;

Bu kadına bir daha yaklaştığını görmeyeyim  dedi… der albay Yusuf Dayıya bu jandarma sen değil miydin diye sorar. Albayın icra memurunun oğlu olması ihtimali olsa bile Yusuf Dayı “ evet bendim” der.
Albay: Ben dindaşın olmamasına rağmen namusunu kurtardığın o kadının oğluyum. Anam vasiyet etti, gidin o Osmanlı Askerini bulun ve teşekkür edin, paranız olursa da borcumuzu ödeyin dedi. Yıllardır seni arıyordum ve şimdi buldum. Başımızdaki general kız kardeşimin kocası, ondan rica edeceğim. Senin köyüne asker sokmasın sadece ben bulunacağım. Sen anamın namusunu nasıl çiğnetmediysen bende senin bulunduğun köyün namusunu bekleyeceğim ve sağ olduğum sürece çiğnetmeyeceğim, ne olur bana köyünü göster.
Yusuf Dayı Sevdiğin Kırından sazlığın tarafını göstererek işte o bataklığın içi der.
Albay Yanhi Bugün hala Mıstanların oda olarak bilinen misafirhanede yanına hiç asker almadan 1 yıl kalır. 30 Ağustos 1922 de kazanılan savaştan sonra Albay Yanhi kuvvetlerimize teslim edilir.
Yusuf Dayıyı Zemmeliler Molla Yusuf olarak bilirler. Hala bu sülale Molla Yusuflar diye anılır. Yusuf Dayının 3 oğlu vardır. Hamit, Mustafa ve Ömer. Soy isimleri ise BARBAROS…
Bu vesileyle bütün geçmişlerimizi şehit ve gazilerimizi şükranla anıyor, bu hadiseyi okuyan herkesten birer fatiha istiyoruz…

 

 
İletişim E-Posta: alikucukkartal@outlook.com - Telefon: Okunma Sayısı: 795
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

İTİRAZIM VAR!
ELEKTRİK ALAMIYORUZ!
NEZAKET ŞART!
KILIÇDAROĞLU SEKİZ
KONUŞMAKLA OLMUYOR
MMA CHP HAFİF SİKLET BOKS MAÇI
ANA MUHALEFET ADINA ANLAYAMADIKLARIMIZ
TRUMP(ET)TİĞiNiİ BULDU
LANETLİLER…
SENARYOLAR AYNI OYUNCULAR FARKLI
KAFAMDA DELİ SORULAR
EDEP YA HU!
DUR! TÜRK HÜKÜMETİ!
YERLİ OTOMOBİL
TAHMİNİMİZ DOĞRU ÇIKTI
BİZİM BATTI, 29 EKİM’E ÇIKAMAYACAK GİBİ…
EN KÖTÜSÜ HİÇBİRŞEY YAPMAMAK
EDEP YAHU!
ELVEDA GÜNEŞ YİNE GEL
SAVAŞLAR VE SINIRLAR
ÜRETKENLİKTE MİLLİLİK ve YERLİ SERMAYE
MAVİ BALİNA TEHLİKESİ
İnsanoğlunu anlamak zor...
KARİKATÜR ÜZERİNE
ÇEVRE KİRLİLİĞİ
BİR EVSİZİN GÖZÜNDEN
HUZUR İSTİYORUZ AMA…
GÖKLERDEN GELEN KARAR
ADALET YÜRÜYÜŞÜ VE DİPNOTLARI
YAN YANA CAN CANA
Salça Show Günlüğü -1-
ŞAH&MAT
TOPRAK ALTINDA CANLI CANLI
ZEHİRLİ NEBATLAR VE KORUNMA YOLLARI
GÜZEL AHLAK
BAHAR TEMİZLİĞİ
ŞİRİN BABA
SALÇA SHOW YOUTUBE KANALI
NASIL BİLİRDİNİZ?
FETÖ İHANET TARİHİ
HALK OYLAMASININ ARDINDAN
SWOT ANALİZİ
15 TEMMUZ TEPESİ VE OKÇULARI
BAMSI BEYREK
DOST MECLİSİ
ZEMMELİ
ÜÇ FİRAVUN KRALIN HİKAYESİ
KOCA SEYİT
Sene 2006…
BİR KAHRAMANIN ÖYKÜSÜ
BİZ KATİLİZ
SAVAŞIN ÇOCUKLARI
ER NADİR
İTİMAT SİMSARLARI
Diğer Yazarlar

Yaprak değiliz ki her rüzgârda savrulalım!
Senem Pide Salonu
Afrin Operasyonları
NİHAYET ADAYLAR BELLİ OLDU
AFYON KİTAP FUARI
Kudüs’te barışın kare kodu duvarlarda
CUMHURİYETİN İLK BASIN DAVALARI
‘’ Hakkımızı İSTİYORUZ ’’
MENZİL TARİKATI SAĞLIK BAKANLIĞINDAN TEMİZLENİYOR
E-Gazete (Odak Gazetesi)
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Fatih SUSUZ
OH BE DÜNYA VARMIŞ!
OH BE DÜNYA VARMIŞ! Bunca emeğin karşılığını...
Ahmet SARLIK
Listeler üzerine !
Listeler üzerine ! 24 Haziran’da yapıl...
İSMAİL AKAR
NİHAYET ADAYLAR BELLİ OLDU
            NİHAYET ...
Ahmet Işık
Fahrettin Şen
Fahrettin Şen 2016 yılı Ekim ayıydı. Afyonkarahis...
Mustafa Özkal
GAZETE KUPÜRLERİ SAKLAYAN KALDI MI?
GAZETE KUPÜRLERİ SAKLAYAN KALDI MI?   ...
MUSTAFA DAĞHAN
Yaprak değiliz ki her rüzgârda savrulalım!
Yaprak değiliz ki her rüzgârda savrulal...
İhsan Şengül
Senem Pide Salonu
Gurme Köşemizin bu haftaki konuk mekanı şehri...
YAVUZ DONAT
Sıcağı sıcağına erken seçim notları
Sıcağı sıcağına erken seçim notları Bug&uu...
Gökhan Kocaaslan
YAKIŞMADI…
YAKIŞMADI… Şimdi bu başlığı neden attığımı...
Ramazan DEMİR
AFYON KİTAP FUARI
AFYON KİTAP FUARI Alımlı binalar, yay gibi, kalem...
M.Emin Güzbey
ÖZEL YETKİLİ TURİZM OFİSİ
ÖZEL YETKİLİ TURİZM OFİSİ Geçmişte sı...
Rabia Güzbey
Önce insan olabilmek…
  Neredeyse her hafta sokak ortasında &Ccedi...
HÜSEYİN ÖZHARPUTLU
Afrin Operasyonları
  Birilerinin hoşuna gitmesi için T&u...
CELAL TURGUT KOÇ
Kudüs’te barışın kare kodu duvarlarda
  Gökyüzüne en yakın şehir ol...
KONUK KALEM Kemal Horzum
Kader kurbanı, gazeteci..
  Herifin biri, komşu kızını zorla kaç...
BAHRİ BAKAÇ
‘’ Hakkımızı İSTİYORUZ ’’
‘’Dünya benim ülkem, insanla...
YAMAN TÖRÜNER
CUMHURİYETİN İLK BASIN DAVALARI
  Cumhuriyet tarihimizin ilk basın davası, ...
SAYGI ÖZTÜRK (Konuk Kalem)
MENZİL TARİKATI SAĞLIK BAKANLIĞINDAN TEMİZLENİYOR
Sağlık Bakanlığı, doktor olmayanların hastane y&o...
Prof.Dr. Şan Öz-Alp
ORTADOĞULU OLMAMAYA ÇALIŞMAK
 Yurdumuzun coğrafi konumu her ne kadar Ortad...
Dr. Hasan Hüsnü Eren
AĞIR METALLER
  Günlük hayatımızda Ağır Metal bi...
Feyzullah Demirkale
ÇOCUKLARINIZA SEVGİNİZİ VERİN, DÜŞÜNCELERİNİZİ DEĞİL
  Her ebeveyn için evlat sevgisi başk...
İlan

Facebook
Namaz Vakitleri ( Afyon )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
06:2408:0713:1015:3817:5619:26

Saturday, December 30, 2017
Tarihte Bugün
1895 - Milletlerarası Rakamların Türkiye'de kabulü
1040 - Selçuklu Devleti'nin kuruluşu
2006 - Topraktan Suyun Çekilmesi
1571 - Kırım Türkleri'nin Moskova'yı fethi.
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0.64