Bugün - Tuesday, August 22, 2017
Afyon 8°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Yeni Üye
Magazin Güncel Siyaset Neler duyduk? Spor Sağlık Eğitim İlçeler Söyleşi Ekonomi 
Yazar Detayları

Ali KÜÇÜKKARTAL

Ali KÜÇÜKKARTAL - SAVAŞIN ÇOCUKLARI

SAVAŞIN ÇOCUKLARI
Yazı Tarihi: Tuesday, January 10, 2017

 

Bir kaç zaman evvel dost meclisinde bazı konuların mütalaası sırasında konumuz dönüp dolaşıp Halep’e gelmişti. Siyaseti ve izlenen politikaları bir kenara bırakıp vicdanlarımızın hakemliğinde konuyu tamamiyle insani olarak ele almayı yeğlemiştik. Biraz farkındalık oluşturmak, biraz da oradaki mazlumların ahvallerini bir nebze olsun anlayabilmek adına karasal iklimin hüküm sürdüğü ve kış aylarıyla Erzurum’dan sonra en soğuk il sayılabilecek ilimizde  suni halep şartları oluşturarak geceyi dışarıda geçirmeye karar verdik. Bu kararı alıp uygulamaya geçtiğimiz de gece saat bir sularıydı. Son çaylarımızı içtikten hemen sonra bir çanta hazırlamak üzere işe koyulduk. Hazırlıklarımız bitip çıkış saati gelip çattığında saatlerimiz iki ye oldukça yaklaşmıştı.

 

Eylem planımız kısıtlı malzemelerle geceyi sabah ezanına kadar dışarıda geçirip, savaşın bağrında aynı zamanda çetin hava koşullarında hayatta kalmaya çalışan insanların hissettiklerini hissedebilmekti.

 

Saat 02:15…

 

Şu anda saatler ikiyi geçti. Vücut ısılarımız üzerimizde kalın kabanlarımız eldivenlerimiz ve şapkalarımız olduğu halde hızla düşmeye devam ediyor. Yanımızda ki malzemelerimiz bir adet çanta, yarım litreden biraz daha az su, kan şekerimizin düşme ihtimaline karşın iki adet şeker, kayıt cihazı ve küçük bir el feneri… Kurtuluş caddesi üzerinde yaya olarak intikal etmekteyiz. Çok abartılı olmamakla birlikte hareket halinde olduğumuz için henüz üşüdüğümüzü hissetmiyoruz… Tam bu sırada bir iş yerinin termometresi takılıyor gözümüze. Parıldayan kırmızı ledlere baktığımız da sıcaklık -12 derece…

 

Saat 03:00…

 

Bu saatlerde tempomuzun bir tık daha düştüğünü  ve artık üşümeye başladığımızı itiraf etmeliyim. Gecenin karanlığında ara sokaklarda ilerlerken en ufak bir çıtırtı da irkiliyoruz. Bombaların gölgesinde yaşayan o insanlarla durumumuz kıyaslanamayacak kadar rahat olsa da orada ki çocukların nasıl korktuğunu tasavvur edebiliyoruz. Açlık durumumuz stabil lakin artık ayak parmaklarımızda inceden bir sızı hissetmeye başladık.

 

Saat 04:30…

 

Şu anda İmaret Camiinin bahçesine ulaşıp bahçe içerisinde kendimizi rüzgardan koruyacak bir kuytuya çekildik. Yanımızda getirdiğimiz battaniyeleri altımıza mı sermeliyiz yoksa üstümüze örtmeliyiz ihtilaf halindeyiz… Bu saatlerde yürümenin de etkisiyle ne kadar da üşüsekte su içme ihtiyacı hissediyoruz ancak pet şişemiz tamamiyle donmuş netice itibariyle su ihtiyacımız biraz daha beklemek zorunda… Eldivenimizin içinde ki ellerimiz çoktan bağımsızlığını ilan etti. Kavrama ve tutma yetimizde ciddi anlamda kaybolma var. Acı ve uyuşukluk hissi giderek artıyor. Daha ne kadar dayanabiliriz bilemiyorum… (Bu andan itibaren kayıt cihazımız bir daha açılmamak üzere kapanıyor)

 

Saat 05:00…

 

Daha fazla dayanamayarak dönüşe geçtik. El ve ayaklarımız da ki sızı hissiyatı ciddi boyutlara ulaştı. Üşüme duygusu bizler için çok farklı bir boyutta. Dönüş yolunda uykusuzluktan gözlerimizin sulandığını ve akan yaşların yüzümüzde donduğunu kirpiklerimizin elbise fırçası misali sertleştiğini söylemeliyim…

 

Saatler beş buçuğu gösterdiğinde soğukla olan imtihanımızda ne yazık ki sınıfta kalmıştık. Biliyorduk ki en azından bu deneyimin sonunda bizleri bekleyen sıcacık evlerimiz ve uyuduğumuzda tüm bu olanları unutabileceğimiz bir yatağımız vardı.

Peki ya Halepli sivillerin, savaşın kelime manasını yaşayarak öğrenen o   masum çocukların???

Aylan bebeğin?

Ümran kardeşimizin?

Cennete gittiğimde size Allah’a şikayet edeceğim diyerek can veren,

Şehit olmak istiyorum dediğinde neden  sorusuna çünkü açım cennette yemek yiyeceğim diye cevap veren,

Cennete gittiğimde size Allah’a şikayet edeceğim diye ağlayan onca mazlumun acısını bir kez daha vicdanlarımızda hissettik…  Son söz ise

          Ya çağır şurda bal yapanlarını, 
        Ya kovansız bırakma Allahım!

              …

 

 

 
İletişim E-Posta: alikucukkartal@outlook.com - Telefon: Okunma Sayısı: 316
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

İnsanoğlunu anlamak zor...
KARİKATÜR ÜZERİNE
ÇEVRE KİRLİLİĞİ
BİR EVSİZİN GÖZÜNDEN
HUZUR İSTİYORUZ AMA…
GÖKLERDEN GELEN KARAR
ADALET YÜRÜYÜŞÜ VE DİPNOTLARI
YAN YANA CAN CANA
Salça Show Günlüğü -1-
ŞAH&MAT
TOPRAK ALTINDA CANLI CANLI
ZEHİRLİ NEBATLAR VE KORUNMA YOLLARI
GÜZEL AHLAK
BAHAR TEMİZLİĞİ
ŞİRİN BABA
SALÇA SHOW YOUTUBE KANALI
NASIL BİLİRDİNİZ?
FETÖ İHANET TARİHİ
HALK OYLAMASININ ARDINDAN
SWOT ANALİZİ
15 TEMMUZ TEPESİ VE OKÇULARI
BAMSI BEYREK
DOST MECLİSİ
ZEMMELİ
ÜÇ FİRAVUN KRALIN HİKAYESİ
KOCA SEYİT
Sene 2006…
BİR KAHRAMANIN ÖYKÜSÜ
BİZ KATİLİZ
SAVAŞIN ÇOCUKLARI
ER NADİR
İTİMAT SİMSARLARI
Diğer Yazarlar

BİZ BİZE
MASTERLHER ŞEHİTLERİ UNUTMADI
Kahramanlık
ÇOCUKLARINIZA SEVGİNİZİ VERİN, DÜŞÜNCELERİNİZİ DEĞİL
İnsanoğlunu anlamak zor...
AĞIR METALLER
HER ŞEYİN BAŞI SAĞLIK
Basketbol’un tarihi ve yaşanan ilkler
ANADOLU ANADOLU AFYON
YÜKTEN KAÇMIŞLAR
E-Gazete (Odak Gazetesi)
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
M.Emin Güzbey
Puzzle’a bir parça daha eklendi…
Geçen hafta puzzle’ın parçalar...
Ali KÜÇÜKKARTAL
İnsanoğlunu anlamak zor...
Karmaşık yapımızdan mı dna sarmalından mıdır bili...
Fatih SUSUZ
MASTERLHER ŞEHİTLERİ UNUTMADI
18-19-20 Ağustos tarihleri arasındailimizde dü...
Gökhan Kocaaslan
HER ŞEYİN BAŞI SAĞLIK
Afyonkarahisar Devlet Hastanesindeameliyat teknolo...
Mustafa Özkal
Zapta geçsin efendim...
İNSAN BİLDİKLERİNİTEKRAR TEKRAROKUMAK İSTER MİHİ&C...
Rabia Güzbey
Vah Vaaahhh!...
    Milli Eğitim Bakanlığı Ensar Vakfı...
Ahmet Işık
YÜKTEN KAÇMIŞLAR
AK Parti İl Başkanı İbrahim Yurdunuseven dünk...
Hüseyin ÖZHARPUTLU
Kahramanlık
    Kahramanlığın kelime anlamı hepimi...
YAVUZ DONAT
ANADOLU ANADOLU AFYON
  Nerede kalmıştık?.. En son, Şehit Astsubay...
Ahmet SARLIK
BİZ BİZE
ÜLKEMİZE SAHİP ÇIKALIM   Bug&uu...
Sercan SAYIN
Basketbol’un tarihi ve yaşanan ilkler
  Basketbol, bütün dünyada en...
Prof.Dr. Şan Öz-Alp
ORTADOĞULU OLMAMAYA ÇALIŞMAK
 Yurdumuzun coğrafi konumu her ne kadar Ortad...
Dr. Hasan Hüsnü Eren
AĞIR METALLER
  Günlük hayatımızda Ağır Metal bi...
Feyzullah Demirkale
ÇOCUKLARINIZA SEVGİNİZİ VERİN, DÜŞÜNCELERİNİZİ DEĞİL
  Her ebeveyn için evlat sevgisi başk...
İlan

Facebook
Namaz Vakitleri ( Afyon )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
04:2406:0913:1116:5519:5321:24

Tuesday, August 22, 2017
Tarihte Bugün
1534 - Barbaros Hayreddin Paşa?nın Tunus?un fethi.
1921 - Sakarya meydan savaşının başlaması
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0.82