Bugün - Saturday, August 19, 2017
Afyon 8°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Yeni Üye
Magazin Güncel Siyaset Neler duyduk? Spor Sağlık Eğitim İlçeler Söyleşi Ekonomi 
Yazar Detayları

Ali KÜÇÜKKARTAL

Ali KÜÇÜKKARTAL - ER NADİR

ER NADİR
Yazı Tarihi: Wednesday, January 04, 2017

ER NADİR

Acemi birliği yeni bitmişti Er Nadir’in. Anadolu’nun bağrından vatan borcunu ödemeye gelmişti piyade alayına. Daha üç gün vardı teslim olmasına ancak sevdası onu üç gün önce çağırmıştı. Bir başka vuslatını dindirebilmek için bambaşka bir vuslata razı olmuştu Er Nadir… Otobüsten iner inmez aralık ayının soğuğunu iliklerine kadar hissetmişti.

Hiç bilmediği insanlarla dolu hiç bilmediği bir şehirde bir sağa bir sola baktı. Hemen yanıbaşında ki pilavcıya ilişti gözleri çekinerek gitti adamın yanına,

‘ Emmi ben askeriyeyi arıyorum. De hele bilir misin nerededir’ diye sordu. Traşından asker olduğunu anlayan pilavcı ‘Bilirim ya asker ağa. Nerelisin hele sen nereden gelirsin’ diye babacanca sordu, Nadir ‘Afyonluyum ben emmi Bolavadınlıyım’ dedi gururla… Pilavcı gülümsedi ‘De bakayım aç mısın yeğenim’ bir an duraksayan Nadir beş saatlik yol boyunca hiç birşey yememişti o an aç olduğunu hissetti ancak açım diyemedi. Durumu anlayan pilavcı ‘ Otur bakayım şöyle, al şunu da’ diyerek ağzına kadar dolu pilav tabağını uzattı Nadir’e. Her pilav tanesi için ayrı ayrı dua etti içinden Nadir. Karnını doyurduktan sonra pilavcının da yönlendirmesiyle bir otobüse binen Nadir epey gittikten sonra tam da nizamiyenin önünde indi. Vuslatına erişmesine artık sadece dört beş adım vardı. Nizamiyede süren işlemlerin ardından bir çavuş onu alarak yetmiş günün sonunda çakı gibi bir asker olarak çıkacağı birliğine kadar götürdü.
Yağmur, çamur, kar, kış dinlemeden geçen yetmiş koca günün ardından dağıtım yerleri açıklanmıştı. Er Nadir’in dağıtımı Hakkari’ye çıkmıştı.
Hey gidi Hakkari hey!
Buram buram şehit kokan şehir…
Çanakkale de dedeleri gibi şahadete koşarak gidenlerin gittiği yoldu bu şehir.
Cesaret zırhını kuşananların, peygamber ocağının korkusuz neferlerinin yuvasıydı bu şehir.
‘Korkma’ diye başlayan İstiklal Marşımızın ‘istiklal’ diye biten mısrasıydı bu şehir.
Aslında görevi oldukça netti. Eşkıyayı dünyaya hükümdar etmemek şehit kanlarıyla renk bulmuş mukaddes bayrağı toprağa düşürmemek. Ve… ve gerekirse bu uğurda gözünü kırpmadan koşar adım şahadete uzanmak.
Bir gece ışıldayan kara gözleriyle gökyüzüne kafasını kaldırdı.
Heyhat!

Nasıl da yakındı gökyüzü. Sanki uzansa yakalayacaktı yıldızları olduğu yerden. Adeta arş yere inmişti. Belli belirsiz tebessüm etti. Nereden geldiyse ihtiyar anası geldi aklına. Derin bir iç çekti gecenin sessizliğine. O sessizliği bozan bir mermi sesiyle irkildi önce. Çattı kaşlarını içinde ki aslan kükredi o anda. ‘Gelin bakalım deyyuslar gelin’ diyerek çekti kurma kolunu dikti gözlerini atıldı ileriye kartal misali… Ya Allah! dedi ve bastı tetiğe tüm gücüyle. Er Nadir. Bir zaman sonra yanında ki gardaşına seslendi ‘Fatih geliyorlar geliyorlar’ Er Nadir, seslenmişti ancak sesine ses gelmemişti. Kafasını çevirdiğinde ise gardaşı Fatih’in çoktan Hz Hamza’nın ordusunda yerini aldığını görmüştü. Gözlerinden süzülen iki damla yaş yanaklarından aşağıya süzülürken bir çırpıda değiştirdi şarjörünü ama atmaya fırsatı olmadan bağrında inceden bir sızı hissetti. Hissettiği sızı değildi aslında şehitliğe giden yolda peygamberin vaat ettiği nişaneydi.

Çöktü dizlerinin üstüne Er Nadir. Terhisine seksen bir gün vardı ancak o artık vazifesini tamamlamıştı. Çökmüştü dizlerinin üzerine ancak aman vermemişti alçaklara. Düşürmemişti yerlere ay yıldızını.
Bu yazıyla ülkemizde vatan müdafaası için canını veren tüm askerimizi bir kez daha rahmetle anıyor ve onlara minnettar olduğumuzu bir kez daha ifade etmek istiyorum…

 
İletişim E-Posta: alikucukkartal@outlook.com - Telefon: Okunma Sayısı: 457
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

KARİKATÜR ÜZERİNE
ÇEVRE KİRLİLİĞİ
BİR EVSİZİN GÖZÜNDEN
HUZUR İSTİYORUZ AMA…
GÖKLERDEN GELEN KARAR
ADALET YÜRÜYÜŞÜ VE DİPNOTLARI
YAN YANA CAN CANA
Salça Show Günlüğü -1-
ŞAH&MAT
TOPRAK ALTINDA CANLI CANLI
ZEHİRLİ NEBATLAR VE KORUNMA YOLLARI
GÜZEL AHLAK
BAHAR TEMİZLİĞİ
ŞİRİN BABA
SALÇA SHOW YOUTUBE KANALI
NASIL BİLİRDİNİZ?
FETÖ İHANET TARİHİ
HALK OYLAMASININ ARDINDAN
SWOT ANALİZİ
15 TEMMUZ TEPESİ VE OKÇULARI
BAMSI BEYREK
DOST MECLİSİ
ZEMMELİ
ÜÇ FİRAVUN KRALIN HİKAYESİ
KOCA SEYİT
Sene 2006…
BİR KAHRAMANIN ÖYKÜSÜ
BİZ KATİLİZ
SAVAŞIN ÇOCUKLARI
ER NADİR
İTİMAT SİMSARLARI
Diğer Yazarlar

BİZ BİZE
Başakşehir’i kutluyorum
Kahramanlık
ÇOCUKLARINIZA SEVGİNİZİ VERİN, DÜŞÜNCELERİNİZİ DEĞİL
KARİKATÜR ÜZERİNE
AĞIR METALLER
YAZMAK MI?
Basketbol’un tarihi ve yaşanan ilkler
ANADOLU ANADOLU AFYON
YÜKTEN KAÇMIŞLAR
E-Gazete (Odak Gazetesi)
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Fatih SUSUZ
Başakşehir’i kutluyorum
  Öncelikle Çarşamba gün&uu...
M.Emin Güzbey
17 yıl önce, 17 yıl sonra...
  Afyon Kocatepe Üniversitesi Hastanesi...
Mustafa Özkal
Zapta geçsin efendim...
İNSAN BİLDİKLERİNİTEKRAR TEKRAROKUMAK İSTER MİHİ&C...
Rabia Güzbey
Vah Vaaahhh!...
    Milli Eğitim Bakanlığı Ensar Vakfı...
Ahmet Işık
YÜKTEN KAÇMIŞLAR
AK Parti İl Başkanı İbrahim Yurdunuseven dünk...
Hüseyin ÖZHARPUTLU
Kahramanlık
    Kahramanlığın kelime anlamı hepimi...
Gökhan Kocaaslan
YAZMAK MI?
Birkaç gündür hangisi daha kolay ...
Ali KÜÇÜKKARTAL
KARİKATÜR ÜZERİNE
         ...
YAVUZ DONAT
ANADOLU ANADOLU AFYON
  Nerede kalmıştık?.. En son, Şehit Astsubay...
Ahmet SARLIK
BİZ BİZE
ÜLKEMİZE SAHİP ÇIKALIM   Bug&uu...
Sercan SAYIN
Basketbol’un tarihi ve yaşanan ilkler
  Basketbol, bütün dünyada en...
Prof.Dr. Şan Öz-Alp
ORTADOĞULU OLMAMAYA ÇALIŞMAK
 Yurdumuzun coğrafi konumu her ne kadar Ortad...
Dr. Hasan Hüsnü Eren
AĞIR METALLER
  Günlük hayatımızda Ağır Metal bi...
Feyzullah Demirkale
ÇOCUKLARINIZA SEVGİNİZİ VERİN, DÜŞÜNCELERİNİZİ DEĞİL
  Her ebeveyn için evlat sevgisi başk...
İlan

Facebook
Namaz Vakitleri ( Afyon )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
04:2006:0713:1116:5719:5821:29

Saturday, August 19, 2017
Tarihte Bugün
1645 - Osmanlı Orduları?nın Girit?e çıkışı.
1691 - Salankamin meydan savaşı
1691 - Köprülü Fazıl Mustafa Paşanın şehit olması
1890 - Türk Donanması?nın Denizaltı?larla takviye edilmesi.
1915 - Tevfik Fikretin vefatı
1920 - Süleyman Necati Güneri`nin "Matbuat ve İstihbarat Müdüriyet-i Umumiyesi"ne Genel Müdür Oluşu
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0.91