Bugün - Thursday, April 19, 2018
Afyon 8°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Yeni Üye
Magazin Güncel Siyaset Neler duyduk? Spor Sağlık Eğitim İlçeler Söyleşi Ekonomi 
 
Haber Detayları

ÖNCE KISACA ANLATALIM HABERAL HOCAYI...

Söyleşi Haberi - Thursday, November 16, 2017 - 03:15

Resmi büyütmek için üzerini tıklayın...


 

Mehmet Haberal.

73 yaşında.

Yaşına ve geçirdiği onca olumsuzluğa rağmen maşallahı var.

Cumhurbaşkanımızın memleketinden.

Rize’li.

Tam elli yıl önce mezun olmuş Ankara Üniversitesi Tıp

Fakültesinden.

Bir süre yurt dışında bilim kurulu üyesi olarak çalışıp Türkiye’ye

döndükten 15 yıl kadar sonra kendisine Doğru Yol Partisinden

Rize Milletvekili adaylığı teklif edilir.

Fakat o seçimde Meclise giremez. Kendisi o dönemde Meclise

giremez ama ilerleyen süreçte fikirleri Mecliste konuşulur ve

hayata geçirilir. Haberal, ‘yeşil kart’ın mimarıdır aslında.

Mehmet Haberal ismini ‘şifa’ arayan binlerce hasta çok iyi

bilmektedir.

İlerleyen yıllarda ise tüm

Türkiye O’nun adını

siyaset sahnesinde

de duymuştur.

Kendisine rahmetli

Bülent Ecevit tarafından 2000 yılında

Cumhurbaşkanlığı teklifi yapılmasına rağmen O bu teklifi kabul

etmemiştir.

Takvimler 13 Nisan 2009 tarihini gösterdiğinde Ergenekon

Soruşturması kapsamında gözaltına alınıp, neredeyse bir yıl

süren tutukluluk sürecinden sonra şimdi yine ‘şifa’ arayanlara

şifa, ‘eğitim’ isteyenlere eğitim sunmak için gecesini gündüzüne

katmaya devam ediyor.

Bu kadar kısa değil Mehmet Haberal’ın hayatı elbette.

Sadece kilometre taşlarından bir kaçını aktardım.

Prof. Dr. Mehmet Haberal Ülkemizin adını tüm Dünya’da

duyuran kişilerin başında geliyor.

Pek çok ödülün sahibi.

İngiltere Kraliyet Tıp Derneğinin ‘Distinguished Fellowships

ödülü, Amerikan Yanık Derneğinin ‘özel başarı

ödülü’ gibi pek çok önemli ödüle layık görülen Haberal, Amerikan

Cerrahlar Koleji’nin ‘Şeref Üye’liğine seçilmiş çok özel

bir kişi.

Prof. Dr. Mehmet Haberal bundan tam 42 yıl önce yine

bir Kasım ayında Türkiye’de ilk kez canlı donörden böbrek naklini

gerçekleştiren kişi.

1978’de Türkiye’de ilk kez kadavradan böbrek naklini gerçekleştirdi.

1983 yılında ise o zamana kadar tüm dünyada en fazla 36

saat saklanabilen kadavra böbreklerin soğuk iskemi sürelerini

111 saate kadar uzatabilen çalışmasını yaptı.

Haberal, karaciğer nakillerinde de Türkiye’ye ilk leri yaşatanlardan.

Haberal Hocanın tıp alanındaki çalışmalarını – başarılarını

yazmaya kalksak bu sütunlar yetmez.

İki bine yakın böbrek ve üç yüzden fazla karaciğer nakli ameliyatı

yapan Haberal, 22’den fazla ulusal ve uluslararası bilimsel

kongre düzenleyen bir kişi. Tıp alanında sayısız ödüle layık

görülen Haberal Hoca Başkent Üniversitesini 1993 yılında kurmuş.

Benim asıl üzerinde durmak istediğim Haberal Hocanın

eğitim alanında Ülkemize kazandırdıkları...

11 fakülte, 7 enstitü ve 5 meslek Yüksek Okulu bulunuyor

Başkent Üniversitesi bünyesinde.

Başkent Üniversitesi ve bağlı kurumlarda on bine yakın

kişi çalışıyor.

Hastaneler, diyaliz merkezleri, kolejler, oteller, vakıflar ve iktisadi

işletmeleri bünyesinde barındıran Başkent Üniversitesinde

şu anda 15 bin civarında gencimiz eğitim almakta.


Odadaki idam fermanı...

Mehmet Haberal Hocanın Başkent Hastanesindeki odasının

duvarında bir tablo var.

O tablodaki yazıyı anlattı Hoca.

İstanbul Hükümeti tarafından verilen Atatürk hakkında verilen

idam fermanı...

Hakkında verilen idam fermanına rağmen karış karış yurdu

gezen Atatürk ve Kurtuluş Savaşı, sonrası...

Haberal Hoca o ‘idam fermanı’nı anlattıktan sonra şunu

söyledi;

‘Ne mutlu ki Ülkemiz var’

Ve ekledi;

‘Atatürkçülük – Milliyetçilik eser kazandırmakla

olur. Bir çivi daha fazla çakabilmekle olur. Cumhuriyet

eserlerle kutlanır. Atatürkçülük, milliyetçilik

eser kazandırmakla olur.

O tablonun hemen arkasındaki diğer odasının arkasında ise

çok daha ilginç bir başka şey var.

Mehmet Haberal Hoca cezaevindeyken öğrencisi olan bir

hekim o tabloyu yapmış.

Yeşil bir çuha çerçevelenmiş.

Üzerinde...

Bir cerrah makası. Ve o makası kilitleyen bir kilit.

Sayfalarca yazı yazmakla verilemeyecek mesaj, o bir makas

ve bir kilitle verilmiş...

Baktık uzunca o tabloya...

Ve Mehmet Haberal Hocaya.

Allah tekrar o günleri yaşatmasın, suçsuz hiç bir kimseye...

Kumpaslar son bulsun güzel Ülkemizde.

**

Başkent Hastanesinden sonraki durağımız Başkent

Üniversitesi oldu.

Yarında oradaki izlenimlerimi aktaracağım nasipse...

 

 

 

 

‘Tarihi Masa’nın etrafında Mehmet Haberal’ı dinliyoruz...

 

Maliye ve Gıda Tarım eski Bakanlarımızdan İsmet

 

Attila sık sık övgüyle söz ederdi Mehmet

 

Haberal Hocadan.

 

Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanıp

 

cezaevine konulduktan sonra Basın

 

Konseyi Yüksek Kurulunda Başkanımız Pınar

 

Türenç anlattı Mehmet Haberal’ı.

 

İsmet Attila’nın anlattıkları ile Pınar Türenç’in

 

anlattıkları pek çok noktasıyla benzeşiyordu.

 

Haberal Hoca cezaevindeyken kendisini ziyaret

 

etti Başkanımız Pınar Türenç.

 

Orada bir röportajda yaptı.

 

Bana göre o ‘tarihi röportajHürriyet Gazetesinde

 

yayınlandı.

 

Çok yankı buldu.

 

Sonra tutukluluk günleri sona erdi Haberal

 

Hoca’nın.

 

Pek çok kişi O’nun tatile gideceğini, hayatının

 

kalan bölümünü dinlenerek geçireceğini tahmin

 

ederken, O yine ezberleri bozarak Başkent Üniversitesine,

 

Başkent Hastanesine gitti.

 

İlerleyen yaşına ve onca çektiği sıkıntıya aldırmadan

 

gecesini gündüzüne katmaya devam etti.

 

Geçtiğimiz hafta Ankara’da Basın Konseyi

 

Yüksek Kurulunun toplantısı sonrasında Haberal

 

Hocanın ziyaretine gittik.

 

İlk adres Başkent Hastanesiydi.

 

Orasının bir önemi vardı.

 

Orada ‘tarihi bir masa’ vardı.

 

Rahmetli Bülent Ecevit’in Başkent Hastanesindeki

 

günlerinde ‘Bakanlar Kurulu Toplantısı

 

nı yaptığı o tarihi masanın etrafında

 

toplandık.

 

O günleri anlattı Mehmet Haberal Hoca.

 

Hepimiz oturuyorduk, O ise dakikalarca oturmadı.

 

Ayakta...

 

Heyecanlı...

 

Anlattıkça anlatıyor, biz sordukça O hiç bıkmadan

 

cevaplıyordu.

 

Asistanı Ezgi hanım bir ara hafifçe işaret etti

 

Hoca’ya, Üniversite’de heyetimizi bekleyen bir başka

 

proğram daha vardı çünkü. Ama Hoca büyük

 

bir heyecanla anlatmaya devam ediyordu. Hiç birimizde

 

sıkılmamıştık. Bilakis büyük bir merakla dinliyorduk

 

o günleri...

 

Hem Bülent Ecevit’in ‘Bakanlar Kurulu

 

Toplantısı’nı, hem de Hoca’nın ‘356 gün’ süren

 

cezaevi günlerini dinledik.

 

356 gününü cezaevinde geçiren Mehmet

 

Haberal, oranın bir maketini yapmıştı kendi elleriyle.

 

Birde şemasını çizmişti oranın.

 

O şema ve maket üzerinde anlattı o ‘acı’ günleri.

 

Mahkeme Heyetiyle arasında geçen bir diyaloğu

 

aktardı;

 

Haberal Hoca, Heyetin karşısındadır.

 

Suçu olan varsa cezasını verin ki suçsuz

 

olanlar sokakta rahat gezebilsin. Benim de

 

suçum varsa cezamı faiziyle verin

 

Heyetten bir üye cevap verir Hoca’ya;

 

Faiz haram

 

İşte gülermisin, ağlarmısın kabilinden bir kesit

 

o kumpas mahkemelerinden.

 

Hoca anlatırken gözüm odadaki plaketlere,

 

Atatürk posterlerine ve bazı özel yerlere konulan

 

biblo ve hatıratlara takılıyor.

 

Toplantı masasının hemen arkasında en üstte

 

çok güzel bir motifle işlenmiş olan bir Ayet-i Kerime

 

dikkatimi çekiyor.

 

Hocanın tarihe not düşen anekdotlarından

 

sonra Başkanımız Pınar Türenç ayağa

 

kalkıyor, çantadan bir küçük paketi çıkartıyor.

 

Mehmet Haberal ve ekibindekiler meraklı

 

gözlerle bakıyorlar o paketin içinden çıkacak

 

olan hediye’ye.

 

Mehmet Haberal’ın kendi elleriyle

 

yaptığı cezaevinde kaldığı yerin maketinin

 

üzerine Basın Konseyi’nin seramikten yapılan

 

Güvercin’inini koyuyor Pınar Türenç.

 

Önce cezaevi maketi üzerindeki güvercine

 

bakıyor Haberal Hoca...

 

Bir kaç saniye bir şey söyleyemiyor.

 

Sonra Pınar Başkanın gözlerinin içine

 

bakarak hepimizi duygulandıran şu sözleri

 

söylüyor;

 

Ben Ülkemizin pek çok önde gelen işadamıyla

 

bir diyalog platformu oluşturmuştum.

 

Hepsiyle çok yakın görüşüyorduk.

 

Gözaltına alındığım gün bunların hepsi bir

 

anda kayboldular. Ama Pınar Türenç beni

 

geldi orada ziyaret etti. Basın Konseyine ve

 

Pınar Hanıma teşekkür ediyorum. Şimdi bu

 

maketin üzerindeki güvercin benim içinde

 

çok anlamlı.’


 

 
Anahtar Kelimeler:
Kaynak / Editör: Okunma Sayısı: 1351
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Söyleşi Haberleri
AFYON'UN PARASINI 'ÇATIR ÇATIR YEDİK' DER GİBİ POZ VERDİLER
HASAN CELAL GÜZEL
YÜNTAŞ EKMEĞİ KAÇ KURUŞ?

YÜNTAŞ EKMEĞİ KAÇ KURUŞ?
RESMİ İLANLAR YA TÜMÜYLE KALDIRILMALIDIR YA DA ULUSAL GAZETELER YAYINLAMAMALIDIR
Dik durdu, dikleşmedi...
BAŞKAN ÇOBANDAN AÇIKLAMA VAR
YEREL BASIN
Diğer Başlıklar

ÇİMSA İLGİLİLERİ ÜZÜLMÜŞLER...
YÜNTAŞ’A HAYIRLI OLSUN
Bozca ailesinin acı günü
İşadamı Demirel’den “hayırlı olsun” ziyareti
Başarılarınızın devamını diliyorum
Kumartaşlı ya sahip çıktı
‘‘Alavere dalavereler” nelerdir?
CHP seçime varız
Halkla buluşmak verimli oluyor
TIR’ın çarptığı patpat sürücüsü ağır yaralandı
E-Gazete (Odak Gazetesi)
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
M.Emin Güzbey
ÇİMSA İLGİLİLERİ ÜZÜLMÜŞLER...
ÇİMSA İLGİLİLERİ ÜZÜLMÜŞLER....
Fatih SUSUZ
U-19’LARIN FİNAL HEYECANI
U-19’LARIN FİNAL HEYECANI Uzun zamandır bek...
İSMAİL AKAR
Gazeteciler Afyon’da
Gazeteciler Afyon’da  Hafta sonu T&uum...
Mustafa Özkal
İNSAN TERCİHİYLE, HAYVAN TABİATIYLA
İNSAN TERCİHİYLE, HAYVAN TABİATIYLAİnsanı hay...
Ramazan DEMİR
SAVAŞ ALANI
SAVAŞ ALANI“Dünya görüşü...
Gökhan Kocaaslan
Geçmiş olsun Bakan Eroğlu
Geçmiş olsun Bakan Eroğlu Geçtiğim...
Ahmet SARLIK
Başkan Çoban’ın BİLGİSİNE …!
Başkan Çoban’ın BİLGİSİNE …! ...
İhsan Şengül
Gurme Köşemizin bu haftaki konuk mekanı Afyonkarahisar-Antalya Karayolu üzerinde hizmet veren Tınaztepe Dinlenme Tesisleri.
Gurme Köşemizin bu haftaki konuk mekanı Afyon...
Ahmet Işık
Sürpriz
Sürpriz 30 Eylül 2017 tarihinde bir yaz...
BASINDAN SEÇMELER
FET֒nün temizlenemediği üniversiteler..
Üniversitelerden gelen bilgi ve belgelerde FE...
Rabia Güzbey
Önce insan olabilmek…
  Neredeyse her hafta sokak ortasında &Ccedi...
HÜSEYİN ÖZHARPUTLU
Afrin Operasyonları
  Birilerinin hoşuna gitmesi için T&u...
CELAL TURGUT KOÇ
Kudüs’te barışın kare kodu duvarlarda
  Gökyüzüne en yakın şehir ol...
KONUK KALEM Kemal Horzum
Kader kurbanı, gazeteci..
  Herifin biri, komşu kızını zorla kaç...
YAVUZ DONAT
İl il… FETÖ
  Afyon... Denizli... Manisa... Me...
BAHRİ BAKAÇ
‘’ Hakkımızı İSTİYORUZ ’’
‘’Dünya benim ülkem, insanla...
YAMAN TÖRÜNER
CUMHURİYETİN İLK BASIN DAVALARI
  Cumhuriyet tarihimizin ilk basın davası, ...
SAYGI ÖZTÜRK (Konuk Kalem)
MENZİL TARİKATI SAĞLIK BAKANLIĞINDAN TEMİZLENİYOR
Sağlık Bakanlığı, doktor olmayanların hastane y&o...
Prof.Dr. Şan Öz-Alp
ORTADOĞULU OLMAMAYA ÇALIŞMAK
 Yurdumuzun coğrafi konumu her ne kadar Ortad...
Dr. Hasan Hüsnü Eren
AĞIR METALLER
  Günlük hayatımızda Ağır Metal bi...
Feyzullah Demirkale
ÇOCUKLARINIZA SEVGİNİZİ VERİN, DÜŞÜNCELERİNİZİ DEĞİL
  Her ebeveyn için evlat sevgisi başk...
İlan

Facebook
Namaz Vakitleri ( Afyon )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
06:2408:0713:1015:3817:5619:26

Saturday, December 30, 2017
Tarihte Bugün
1909 - Hareket ordusunun İstanbul?a girişi.
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
4.50