Bugün - Saturday, November 25, 2017
Afyon 8°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Yeni Üye
Magazin Güncel Siyaset Neler duyduk? Spor Sağlık Eğitim İlçeler Söyleşi Ekonomi 
 
Haber Detayları

NEYMİŞ?

Söyleşi Haberi - Monday, November 06, 2017 - 09:57

Resmi büyütmek için üzerini tıklayın...

Neymiş?

Son sözü hep ‘Türk Milleti’ söylermiş...

 

Bugün 6 Kasım...

Havalıların, burnu büyüklerin havasının halk tarafından alındığı günün yıldönümü denilebilir bugün için.

Gelin biraz eskiye gidelim.

34 yıl önceydi.

Adı daha sonraları bazı muhaliflerce ‘Çankaya’nın tombulu’, Halk içinde de ’Tonton Amca’ gibi sıfatlarla anılmaya başlanılan Merhum Turgut Özal’ın % 45.14 oy alarak, 400 Milletvekili olan Parlamento’da 212 sandalye ederek çoğunluğu kazandığı zafer gününün yıldönümü bugün.

Aradan 34 yıl geçmiş...

Dile kolay geliyor söylemesi ama, bir düşünün bu süreç içerisinde hepimiz neler yaşadık, Türkiye hangi badireleri atlattı ve daha önemlisi ‘Nereden nereye’ geldik?

Bunu düşünürken gelin biraz o günlere dönelim.

12 Eylül 1980 darbesinden sonra Askeri Konseye bazı kesimlerce yapılan yalakalık zirve yapmış, ‘çok yaşa - varol’ alkışları boş tenekenin çıkarttığı gürültü gibi fazlaca ses yapmaktaydı.

1980 darbesinden sonra bir süre Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı olarak Turgut Özal görevlendirilmişti. Özal 24 Ocak 1980 Ekonomik kararlarını alan bürokratların lideriydi. Özal’ın liberalizmin savunuculuğunu yapması ve ekonomik anlamda alınan tedbirlerin başarıya ulaşacağının anlaşılması, Askeri kanadı Özal’a yakınlaştırmıştı.

Fakat Başbakan Yardımcılığı görevi fazla sürmedi Özal’ın.

Askeri darbe sonrasında hazırlanan anayasa’nın silahların gölgesinde halkın ‘güvenoyu’ na sunulması ve Evren’in Cumhurbaşkanı olarak seçilmesinin ardından Genel Seçimlere gidiliyordu.

Askerden veto yemeyen üç siyasi partiden birisi olan ANAVATAN Partisi kuruldu Özal ve arkadaşları tarafından.

Askerin aslında hiçte hoşuna gitmiyordu Özal ve kurduğu ANAVATAN Partisi.

Ama, darbeden sonra Özal’a Başbakan Yardımcısı olarak görev vermişlerdi bir kere. Şimdi nasıl O’nu ve partisini veto edebilirlerdi?

Halk ne derdi?

İşte Askerin aşağısı sakal, yukarısı bıyık diyerek seyirci kalmak zorunda kaldığı bu defacto durumda Asker kökenli Turgut Sunalp’e kurdurulan Milliyetçi Demokrasi Partisinin yol alması için gereken her şey partiyi kurduranlar tarafından yapılıyordu.

Evren gezdiği İller’de karşılaştığı yoğun ilgiden cesaret alarak, halka ne derse - neyi işaret ederse onun yerine geleceğini düşünüyordu ilk sıralarda.

Kamuoyunun bazı kesimlerinde de Turgut Sunalp’in Milliyetçi Demokrasi Partisinin iktidar olacağına dair beklentiler oluşmuştu.

Pek çok kişi Askerin MDP’sine aday adaylığı başvurusunda bulunmuştu. Turgut Sunalp Paşa’da kendilerinin iktidara geleceklerine kesin gözüyle bakıyordu.

İstanbul’da evi olan Turgut Sunalp’in Ankara’da evi yoktu. İktidara talip olan partinin Genel Başkanının Ankara’da evinin olmaması ilginçti. Seçim çalışmaları sırasında Ankara’daki gazetecilerin, ‘Ankara’da ev tutacakmısınız?’ sorusuna şu cevabı vermişti Sunalp;

Başbakanlık konutu var ya

--

Listede bırakın birinci sırada olmayı, listeye girebilmeyi, askerden veto yememeyi ‘şeref’ ve ‘onur’ meselesi haline getirmişti bazıları.

Afyonda da Hakkı Özsoy’un kardeşi Münir Özsoy’da Askerin MDP’sine Milletvekili adaylığı için başvurmuştu.

Askerin Milliyetçi Demokrasi Partisinin Afyon Aday adaylarının hemen hepsi, yakınlarıyla kalabalık bir şekilde Ankara’yı mesken tutmuşlardı.

Turgut Sunalp’in elini öpen Afyon’a geldiğinde bunu ballandıra ballandıra anlatıyor, MDP’nin 5 Milletvekilliğinin tamamını alacağını, Türkiye’de iktidar olacaklarını söylüyor, rakip partilerdeki adaylardan hangilerinin veto yiyeceklerine dair aldıkları tüyoları açıklıyorlardı.

4 Ekim 1983 günkü Resmi Gazetede Milletvekili aday listeleri resmi olarak açıklandı.

Anavatan, Halkçı Parti ve Milliyetçi Demokrasi Partisi adayları ile bağımsız olarak seçime girecek olanların isimleri 18181 sayılı Resmi Gazetede yer aldığında hemen herkesin ilk baktığı kısım MDP listesiydi.

Çünkü MDP ile ilgili öyle bir algı oluşturulmuştu ki, diğer partilerin aday listelerinin önem derecesi azalmıştı.

Milliyetçi Demokrasi Partisi Afyon Milletvekili Aday Listesinde birinci sırayı Münir Özsoy almıştı.

Resmi Gazete de yer alan listenin ardından sadece Münir Özsoy değil, listedeki tüm adaylar kutlamaları kabul etmeye başlamışlardı.

Adayların kendileri gibi yakınlarının pek çoğu da havalara girmişlerdi.

Nasıl girmesinlerdi ki...

Askerin partisinden 5 kişilik Milletvekili listesine girmek kadar ‘özel’ olan bir şey varmıdır?

Ve iktidar olacağına kesin gözüyle bakılan parti hemde...

O gün Şehirdeki Mülki-İdari-Askeri tüm ilgililerin bu kişilere karşı hangi hal ve beklenti içerisinde olduklarını da tahmin edersiniz elbette.

Liste yayınlandıktan, tebriklerin - kutlamaların - yalakalıkların kabulünden sonra bazıları tuttular Ankara’nın yolunu.

Önce güzel bir evler tutuldu.

Evler baştan aşağı en süratli bir şekilde hazırlandı.

Sonra yeni urbalar alındı.

Bir kaç tanesinin rengi özellikle ‘Lacivert’ tir bu urbaların.

Çünkü yemin töreninde, Köşke kabulde, belki de Bakanlık görevi tevdi edilecektir kimbilir. O törenlerde mutlaka Laciler olmalıdır efendilerin üzerinde.

Daha seçimlere bir ay varken bile artık bu efendilere hitaplar ‘Sayın Milletvekilim’ şeklini almıştır bile.

Bazılarında zaten doğuştan var olan ‘küçük dağların sahipliği’ burnu büyüklükleri artık tavan yapmıştır.

Yerelde durum böyleyken Turgut Özal’ın ANAVATAN Partisi tüm Türkiye’de ilgi görmektedir.

Alınan istihbari raporlar Kenan Evren’e iletilir.

5’i bir yerde olarak tabir edilen Askeri Konsey Üyelerinin keyfi kaçar gelen raporlardan sonra.

Sunalp’in MDP’si ile Özal’ın ANAVATAN Partisinin birleşmesi teklifini red eder Özal.

O zaman der Kenan Evren, ‘Bende halka öyle bir işarette bulunurum ki, görürsünüz o zaman siz’ değerlendirmesiyle bilinen o meşhur televizyon konuşmasını yapar seçime saatler denilecek kadar az bir süre kala.

Halk hiç renk vermez.

Çünkü en ufak bir farklı durumda belki de seçimler ertelenecektir, sudan bahanelerle.

6 Kasım 1983 günü tüm yurtta seçimler yapılır.

Ve akşamında sonuçlar alınır.

ANAVATAN Partisi 400 Milletvekilli Parlamento da çoğunluğu elde eder.

İktidar namzeti MDP ise sadece 71 Milletvekilliği kazanabilir.

Afyonda ise 5 Milletvekilliğinin tamamını alacaklarını iddia eden MDP bir Milletvekili bile çıkartamaz.

Diğer İllerden de daha düşük bir oy oranında kalmıştır MDP Afyonda.

Boş başak dik durur sözünü haklı çıkartırcasına seçim öncesinde Uzun Çarşı’dan geçiş yaparken etrafa atılan kibirli bakışların yerini, seçimlerden sonra bu çarşıya günlerce – haftalarca çıkamamak alacaktır.

Ataların sözü bir kez daha ‘cuk’ oturmuştur birilerine.

Ne oldum deme,

Ne olacağım de.’

/

Kasım seçimleri...

Türk Milleti beklemiş, sabretmiş ve vakti saati geldiğinde hep gereğini yapmıştır.

Kasım Ayları aslında seçimler açısından çok ilginç bir ay.

6 Kasım 1983’te Türk Halkı iktidar namzeti olan Askerin MDP’sini sonuncu parti yapmasının ardından 19 yıl sonra, 3 Kasım 2002 tarihinde de bu kez iktidarı oluşturan tüm koalisyon partilerini baraj altında bırakarak Recep Tayyip Erdoğan’ın AK Partisini tek başına iktidar yapmıştı.

Haziran 2015 seçimlerinde AK Parti bu kez tek başına iktidar olamayınca 1 Kasım 2015 tarihinde yeniden yapılan seçimlerde de halkımız AK Partiyi bir kez daha tek başına iktidara taşımıştı. Bu defa da MHP ile HDP 5 ay önce aldıkları oy oranını yakalayamamışlar, önceki seçime göre de çok sayıda sandalye kaybetmişlerdi.

Bu üç önemli seçimden benim çıkardığım en önemli sonuç;

Halkımız her söylenileni dinlemiş, kim ne derse desin, kim nasıl propağanda yaparsa yapsın, kim favori gösterilirse gösterilsin hepsini sakinlikle izlemiş, seçim günü gelip çattığında da sandık başında elini vicdanına koymuş ve oyunu kullanmıştır.

//


Erdoğan aynı hatayı yapmıyor...

Geçmişe yaptığımız bu yolculuktan sonra siyasi tarihimizdeki gelişmeleri de hatırlayalım.

Turgut Özal ANAVATAN’ı iktidar yaptıktan sonra yerel seçimleri de aldı.

İleriki tarihlerde yapılan seçimlerde oy oranını düşürse de ANAVATAN Partisi iktidar olmayı sürdürdü.

Özal Cumhurbaşkanı olduktan sonra ANAVATAN ile bağları koptu.

Sonra...

ANAVATAN zayıfladı.

Bu gidişatı çok önceden görmüştü Turgut Özal.

Uyarılarının hiç birisini dinlemeyen ANAVATAN Yönetimine karşı yeni bir parti için çalışmalara başlamıştı. İnecekti Çankaya’dan, yeni partinin başına geçecekti ve tekrar İktidar yapacaktı başında olacağı partiyi.

Ama ömrü yetmedi buna.

Benzer durum Demirel’in de başına geldi.

O’da Çankaya’ya çıktıktan sonra bir zamanlar kendisinin oturduğu koltuktaki Parti Genel Başkanıyla ters düşmeye başladı.

İpler gerildi, kavgalar arttı.

Demirel’in partisi de O Çankaya’ya gittikten sonra oy kaybetmeye başladı.

Eridi parti.

Demirel’de belki Özal gibi yapmaya niyetlenmiştir ama iş işten çoktan geçmiştir artık.

Sonra iktidara AK Parti geldi.

Seçim zaferlerini yeni seçim zaferleri kovaladı.

Muhtar bile olamaz’ denilen Erdoğan Cumhurbaşkanı olmuştur.

Partisi her geçen günü daha da güçlenmektedir.

Ama...

Recep Tayyip Erdoğan, önceki Cumhurbaşkanları gibi olmayacağını daha ilk günlerde söylemiştir.

O tarihlerde muhalefetin bu sözlerin ne anlam ifade ettiğini anlamadığı açık.

Sadece muhalefet mi?

AK Partinin içindeki pek çok kişinin de bu sözleri tam anlayamadığı belli oluyor.

Sadece Erdoğan’ın sözlerini değil, Genel Başkanları olan Erdoğan’ı da tanıyamamış, anlayamamışlar.

Çünkü anlayabilmiş olsalar dı, Erdoğan’ın kendisinin kurduğu partinin gözleri önünde eriyip gitmesine müsaade etmeyeceğini iyi bilirler ve o sözleri de bu açıdan değerlendirirlerdi.

Geçen haftaki yazımda belirttim.

Recep Tayyip Erdoğan 2019’daki tüm seçimleri kazanmak için bir planlama yapmıştır.

Bu plan ve strateji içerisinde ne yapılması gerekiyorsa mutlaka yapacaktır.

Köşesine çekilip oynanacak oyunu seyredecek birisi olmak yerine, oyunun senaryosunu yazan birisidir Recep Tayyip Erdoğan.

Erdoğan’a göre AK Partinin zayıflaması demek Türkiye’de istikrarın bozulması anlamına gelir ve bu da Türkiye düşmanlarının ekmeklerine yağ çalar.

Yanlış değildir bana göre de bu düşünce.

İçimizde FETÖPKKDAEŞDHKP-C, dışımızda PYD ve bil cümle terör örgütü Türkiye’ye darbe üstüne darbe vurmak için ellerinden geleni yaparken, Amerika’sı, Avrupa’sı, İsrail’i ve diğerleri bu hainlere destek verirken elbette Türkiye’de istikrarın bozulmaması, güçlü Türkiye’nin dim dik durması gereklidir.

İşte MHP Lideri Devlet Bahçeli’de bu nedenle Hükümetin yanında, Devletin arkasında ve Cumhurbaşkanımızın destekçisidir.

Ormandaki ağaçları saymakla meşgul olan bazı muhalifler bunlarla vakit geçirirken, ormanda başlayan  yangını görmemektedir. Etrafımızda yanan ormanlar, bizim ormanımızı da yakmaya başlamıştır.

Orman tamamen yanarsa sayacak ağaç kalmayacaktır ama bunu anlamamakta direniyor bazıları halen...

--

Reis ezber bozuyor...

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın her türlü riski alarak bazı metal yorgunlarını kenara çekerek, yeni oyun kurması ve bu oyunları oynayacak oyuncuları sahaya sürmesinden daha doğal ne olabilir ki?

Ne güzel söylemiştir Mevlana;

‘Her gün bir yerden göçmek
 Ne iyi

 

 Her gün bir yere
 Konmak ne güzel
 Bulanmadan, donmadan
 Akmak ne hoş

 

 Dünle beraber
 Gitti cancağızım

 

 Ne kadar söz varsa
 Düne ait
 Şimdi yeni şeyler
 Söylemek lazım.’

 

 

İşte Recep Tayyip Erdoğan’da bunu yapıyor.

Yeni şeyler söylüyor...

Ezberleri bozuyor...

Düne ait olanları fırlatıp atmıyor bir yere de. Onları da yeni yerlerde değerlendireceği anlaşılıyor.

Reis dün birilerini alıp bir noktaya getirirken nasıl ki hoşa gidiyorsa, gerek gördüğü zaman gerekli değişiklikleri yapmakta O’nun en tabii hakkıdır.

Oyunun kazanılması için bu gerekliyse, olmalıdır.

Dün Reisiniz idi de, bugün Reisiniz değil mi?

Reis’te elbette her kişi ve konuyla ilgili olarak kimlere güveniyorsa onlar ile istişare edecektir.

Kendisinden emin olan, Reisine itimadı tam olan gıkını çıkarmadan bekler... İşini layıkıyla yapmak için çaba sarfeder. Kendisi gittiği zaman düzeni bozulacak olanların goy goylarına gelmez.

//

Kumpanyaların amacı destek mi, köstek mi?

Belediye Başkanı Burhanettin Çoban’ın ismi ‘Metal yorgunları’ ile ilgili kulis bilgilerinde geçtikten sonra Partinin bazı ilgilileri ‘şu anda böyle bir şey yok’ açıklaması yaptılar.

Bu arada da kim organize etti, kimin aklıdır bilinmez Burhanettin Çoban’a destek kumpanyası başladı.

Bu kumpanya’ya katılanların bir kısmı önceki gün Başkanı makamında ziyaret ederek destek açıklaması yapmışlar.

Başkan Çoban’da bu kumpanyadaki samimiyetten etkilenerek göz yaşlarını tutamamış.

Birincisi;  Başkan Çoban’ın kendisinin böyle bir ‘kumpanya’ düzenlenmesini istemeyeceğinden eminim.

Yani bu ‘kumpanya’ Başkan Çoban’ın organizasyonu olamaz.

İkincisi; Bunu düzenleyenler, böyle bir destek çalışmasına gerek görenlerin Recep Tayyip Erdoğan’ı hiç tanımadıkları anlaşılıyor.

Hiç şahit oldunuz mu bugüne kadar, Recep Tayyip Erdoğan bir şeye karar verdiği zaman geri adım attı mı? Ortada zaten şimdi böyle bir durum olmadığına göre bu kumpanya’yı düzenleyenlerin destek olalım derken başka şeylere vesile olabilecekleri acaba hiç akıllarına gelmişmidir?

Belki bu birilerinin aklına geldi ve Burhanettin Çoban’ın alınması için böyle bir kumpanya ile Ankara’da tepki oluşmasına veya var olan tepkinin büyümesine katkı olmasını hedeflemiş olabilirler.

Üçüncüsü; O kumpanya yı düzenleyen veya içinde olanlar şunu bilmiyorlar mı? AK Partide her şey istişare ile hallolur. Genel Başkan bu konuda bir karar verecekse öncelikle bu şehrin Bakanı ile Milletvekilleri ile istişare eder. Bakan ve Milletvekillerinden başka da istişareye gerek göreceği başka bir kişi-kuruluş olmaz zaten. Böyle bir karar verdikten sonra da kim ne derse desin, kim ne açıklama yaparsa yapsın hepsi lafı güzahtır.

Dördüncüsü ; Burhanettin Çoban koltukta iken etrafında yer alanlar elbette fazla olacaktır. Asıl önemli olan bunların içindeki veya dışındaki samimi olanlardır.

Belediye’de işi olan, oradan beklentisi olan, ihalesi olan, imarda dosyası olan, ileride olacak olan bazı konular için Çoban’dan destek beklentisi olan ... bu gibilerin bu tür kumpanyalarda bulunmaları elbette doğaldır. Ama bunlar yarar yerine zarar getireceklerini bilmelerine rağmen, kendilerini düşünerek Çoban’a daha büyük zarar vermektedirler.

Çoban’ı gerçekten seven, o koltukta bulunmasının Ülkemize, Şehrimize, AK Partiye fayda getireceğini düşünenler desteklerini şov yapmadan göstermeliydiler. Çünkü bu kumpanyalar olaki Ankara’da farklı yorumlanırsa bunun faturası Çoban’a kesilecektir. Hemde hiç haketmediği halde...

Beşincisi; Çoban duygusal bir insandır. Öyle bir kalabalık karşısında, duygulu sözlerde edilince gözyaşlarına hakim olamamıştır. Bunu bazılarının farklı şekilde ‘alaylı ifadeler’ ile orada burada kullanmaları hoş değildir. Çoban’ı pek çok konuda eleştiririm ama, bu şekilde alaycı ifadeleri hak etmediğini de vurgularım.

Çoban’da bilmektedir ki bu tür kararlar alındığı zaman hiç bir gözyaşı veya farklı destek söylemleri -hareketleri Ankara’yı etkilememektedir. Geçmişte İl Başkanlığından alındığı zaman buna benzer görüntüler yaşanmıştır, lakin sonuç değişmemiştir. Çoban o zaman İl Başkanlığından ayrılmıştır ama, bakın bir süre sonra Belediye Başkanı olmuştur. Hemde o tarihte Çoban hakkında açılmış olan önemli bir dava olmasına rağmen, Recep Tayyip Erdoğan hiç tereddüt etmemiş, Afyonkarahisar Belediye Başkanlığına adaylığını onaylamıştır. 

Altıncısı;  Şimdi bu kumpanyanın içerisinde yer alanlar...

Bir süre sonra Ankara’dan Çoban’a istifa etmesine yönelik bir telkin gelirse...

Acaba o zaman sizler aynı şekilde böyle ‘kumpanya’lar düzenleyebilecekmisiniz?

Eminim ki hiçbiriniz böyle bir kumpanya yapamazsınız.

Köşenize çekilirsiniz, Başkanı gördüğünüz zamanda ‘çok üzüldük’ diye nağme yaparsınız ancak. Samimi olun, samimi.

Önce kendinizi iyi tanıyın.

Güç neredeyse sizlerin (İçinizden bir kaçınızı tenzih ediyorum) orada olduğunuzu hep gördük.

Sonuç olarak;

AK Parti’de kararlar istişareler ile alınır. Recep Tayyip Erdoğan karar vermeden önce gerekli incelemeyi bir kaç değişik koldan yapar. Görüşünü alması gereken kişiler ile konuşur. Karar verdikten sonra da babasının oğlu olsa kararından dönmez. Hasbi olmayan her hareketi de anlar, ona göre gereğini de mutlaka yapar...

Hesabi olanların dikkatine sunulur.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Anahtar Kelimeler:
Kaynak / Editör: Okunma Sayısı: 1102
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Söyleşi Haberleri
34.YIL
KIBRIS!TAN 'ENTEL-DANTEL' MANZARALARI
ÖRNEK ÜNİVERSİTE BAŞKENT

ÖRNEK ÜNİVERSİTE BAŞKENT
BANK ASYA İLE İLİŞKİLER NE ZAMAN KESİLDİ?
ÖNCE KISACA ANLATALIM HABERAL HOCAYI...
AKÜ YARGILAMALARI
Kolay gelsin...
Diğer Başlıklar

ÇOCUKTAN ÇOCUĞA TECAVÜZ
DURUŞMAYA KATILMADILAR
ÇOBAN'A DESTEK ZİYARETİ
MUHTARLIK ÇOK DEĞERLİDİR
Öğretmenlere Çok İş Düşüyor
Öğretmenler öğrencilere örnek olmalı
TARAFTARA ÇAĞRI
YARENLER HATA İSTEMİYOR
Jetler zorlu 90 dakikaya hazır
Bandırma yolcusu kalmasın
E-Gazete (Odak Gazetesi)
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Ali KÜÇÜKKARTAL
EDEP YA HU!
SON GÜNLERDE bir instagramcanlı yayını sırası...
Fatih SUSUZ
İSTANBUL'U DA DİZE GETİRDİK
Türkiye Basketbol Ligi’nde şampiyonlukm...
Mustafa Özkal
ZAPTA GEÇSİN EFENDİM
“Ben güzel ahlâkı tamamlamak i&...
Ahmet SARLIK
Öğretmenler günü !
  Bugün 24 kasım Öğretmenler g&uum...
M.Emin Güzbey
BAŞKAN ÇOBAN'DAN AÇIKLAMA VAR
  Fakat ben Başkan Çoban’ı...
Hüseyin ÖZHARPUTLU
ÖLÜM
İnsanoğlu tüm üstün özellikler...
YAVUZ DONAT
Kıbrıs’tan “entel dantel” manzaraları
Nâzım Hikmet'in      "...
Gökhan Kocaaslan
GEREKENİ YAPIN SOLAK HOCAM
Aslında birkaç haftadır İl dışı programları...
Ahmet Işık
Bu sese kulak verelim
  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fatih ...
BAHRİ BAKAÇ
‘’ Hakkımızı İSTİYORUZ ’’
‘’Dünya benim ülkem, insanla...
YAMAN TÖRÜNER
CUMHURİYETİN İLK BASIN DAVALARI
  Cumhuriyet tarihimizin ilk basın davası, ...
Rabia Güzbey
ÖNCE TÜRKİYE'YE VEFA
Bugün ele almak istediğim başka bir konuvardı...
SAYGI ÖZTÜRK (Konuk Kalem)
MENZİL TARİKATI SAĞLIK BAKANLIĞINDAN TEMİZLENİYOR
Sağlık Bakanlığı, doktor olmayanların hastane y&o...
Prof.Dr. Şan Öz-Alp
ORTADOĞULU OLMAMAYA ÇALIŞMAK
 Yurdumuzun coğrafi konumu her ne kadar Ortad...
Dr. Hasan Hüsnü Eren
AĞIR METALLER
  Günlük hayatımızda Ağır Metal bi...
Feyzullah Demirkale
ÇOCUKLARINIZA SEVGİNİZİ VERİN, DÜŞÜNCELERİNİZİ DEĞİL
  Her ebeveyn için evlat sevgisi başk...
İlan

Facebook
Namaz Vakitleri ( Afyon )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
06:0207:4212:5515:3017:4919:17

Saturday, November 25, 2017
Tarihte Bugün
1072 - Büük Selçuklu Sultanı Alparslan'ın Vefatı
1922 - Edirne'nin Kurtuluşu
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
5.36