Bugün - Wednesday, September 20, 2017
Afyon 8°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Yeni Üye
Magazin Güncel Siyaset Neler duyduk? Spor Sağlık Eğitim İlçeler Söyleşi Ekonomi 
 
Haber Detayları

AĞAÇ KESMEK DAHA KOLAY...

“Beni görmek demek behemahal yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kafidir” demiş büyük önder Mustafa Kemal Atatürk… Bir çınar ağacının dalları uğruna bir köşkü temelinden kaydıran neslin devamının bir mobese kamerası uğruna bir ağacın tüm dallarını kesmesi de hayli düşündürücü…

Söyleşi Haberi - Wednesday, August 16, 2017 - 09:56
Resmi büyütmek için üzerini tıklayın...

 Önceki hafta içerisinde gazetede çalışmakta iken telefonuma gelen fotoğraflar dikkatimi çekti.

Çarşıdan bir esnaf arkadaştı fotoğrafları gönderen.

Oruçoğlu Çarşısı ile Halkbank’ın sınır çizgisinde, kaldırımdaki bir ağacın bütün dalları kesilmişti.

Kesilen yemyeşil yapraklı dallar oradaki bir kamyonete doldurulmuştu.

Kesilen bu dallar kamyonetin tüm kasasını doldurmuştu.

Belediye’nin neden böyle bir budama işlemi yapmasına bir anlam verememiştik.

Fotoğrafları çekip gönderen esnaf arkadaşta tepkiliydi bu duruma.

Mevsim budama mevsimi değil, ayrıca budanacaksa da bu şekilde budanmaz demekteydi.

Haklıydı.

Aradık Belediye’yi.

Önce bizim ekipler değil bu budamayı yapanlar denildi, sonrasında Emniyet Mobese kameralarının önünü kapattığı için istemiş, bizimkilerde mecburen bu şekilde kesmişler bilgisi iletildi.

Gönderdim arkadaşları o yere ve mobese kameralarının bulunduğu yerin fotoğraflarını çektirdim.

Gülermisin ağlarmısın dedirtecek cinsten bir durumdu bu.

Bir ağaç böyle kel hale getirilmiş, mobeseler halkın can ve mal güvenliğini sağlıyor, kesilse bir ağaç ne çıkar diyenler olabilir.

Ben bunlara katılmıyorum.

Çiçek sevgimden değil bu düşüncem.

Çiceği sevmeyenlerinde böyle düşünmesi gerekli.

Mobese kameralarının faydası tartışmasız.

Ama o ağaç engel oluyor diye böyle budanması yanlış.

Kolaya kaçılması son derece kötü.

Anlaşılıyor ki seneye o ağaç yeniden dallanıp yeşillense de yine aynı akibete uğrayacak.

Bu durum bana Atatürk’ün Yalova’daki köşkü raylarla taşıtmasını hatırlattı.

Yan tarafta o konuyu aktaracağım. Unutmuş olanların hatırlaması için.

Belki Atatürk’ün o köşkü taşıtmakla verdiği mesajı şimdi okuyunca anlar ilgililer!

Anlarlarsa bir mobese kamerası ilave etmek veya mobese kamerasının açısını değiştirtmenin çok ta zor olmadığını düşünürler...

//

     

 

 

 

YALOVA’DA YÜRÜYEN KÖŞK

Atatürk yurt gezilerine büyük önem verirdi. Bu çağdaş medeniyete ulaşma yarışında olağanüstü bir çaba harcayan ve zamanla yarışan ülkemiz için çok önemliydi.

21 Ağustos 1929 tarihinde İstanbul’dan Bursa’ya gidecekti. Sabah 09.00 ta Ertuğrul Yatı'yla Dolmabahçe önlerinden hareket edildi. Marmara’da atılan kısa bir turdan sonra yat Yalova İskelesi'ne doğru süzülürken Atatürk’te sahili seyrediyordu. Birden sahildeki ulu çınar ağacı dikkatini çekti. Çınarın görüntüsünden etkilenen Atatürk’ün emriyle yat durduruldu. Yatın teknesiyle karaya çıkıldı. Ulu çınarın gölgesinde bir süre dinlenen Atatürk ulu çınarın civarına bir köşk yapılması talimatını verdi. Tekrar yata dönüldü ve günlük programa devam edildi. Afet İnan’nın anılarında olay yukarıdaki şekilde anlatılmaktadır.

Atatürk daha sonra çınar ağacının içinde bulunduğu çiftlik arazisinin tamamını satın alacak ve ülke tarımı için örnek bir çiftlik kuracaktır. Atatürk 1937 yılında bütün mal varlığını hazineye devrederken çiftliğide millete bağışlamıştır. Çiftlik arazisinin bir bölümü köylülere dağıtıldı. Kalan bölümde ise bugün Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü adıyla ülkemizin en önemli tarımsal araştırma ve geliştirme enstitülerinin birisi bulunmaktadır.

21 Ağustos 1929 tarihinde Atatürk’ün talimatıyla yapımına hemen başlanan köşk, 12 Eylül 1929’da tamamlandı. Konuya Araştırmacı Yazar Ahmet Akyol’un yayınladığı Atatürk ve Yalova isimli kitaptaki anlatımıyla açıklık getirelim.

13 Eylül 1929 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’nde: “Gazi Hazretleri’nin Yalova Millet Çiftliği’nde inşa edilen köşkü ikmal edilmiştir” şeklinde konuyla ilgili haber yer almaktadır.

Bu habere göre köşk, Atatürk’ün yapılsın dediği 21 Ağustos’tan 22 gün sonra tamamlanmıştır.

Ancak, bu köşkün tanınmasına sebep olan asıl olay, bulunduğu yerden biraz doğuya doğru kaydırılması oldu.

Atatürk, 1930 yılında, (olasılıkla Haziran ayı içinde), bir gün köşke gittiğinde, orada çalışanlar, yandaki çınar ağacının dalının köşkün çatısına vurduğunu, çatı ve duvara zarar verdiğini söyleyerek, çınarın köşke doğru uzanan dalını kesmek için izin istediler. Atatürk ise, çınar ağacının dalının kesilmesi yerine, binanın tramvay rayları üzerinde biraz ileriye alınmasını emretti.

Bu görev, İstanbul Belediyesi’ne verildi.

O sıralarda, Belediye Fen işleri Müdürü Yusuf Ziya (Erdem) Bey’di. Onun direktifleriyle, Fen İşleri Yollar Köprüler Şubesi sorumluluğu üstlendi. Başmühendis Ali Galip (Alnar) Bey, yanına aldığı teknik elemanlarıyla Yalova’ya gelerek çalışmaya başladı.

Önce, bina çevresindeki toprak büyük bir dikkatle kazılarak, temel seviyesine inildi. İstanbul’dan getirilen tramvay rayları, binanın temeline yerleştirildi. Santim santim yapılan çalışmalar sonunda bina, temelin altına sokulan raylar üzerine oturtuldu.

Atatürk, zaman zaman bu çalışmaları izliyordu. O günlerde, Paris Büyükelçisi olan Fethi (Okyar) Bey, kendisini ziyarete geldi. Fethi Bey, hatıralarında bu ziyaret sırasında köşkte yapılan çalışmalarla ilgili olarak şunları anlatmıştır :

“... 24 Temmuz 1930 günü öğleden sonra Gazi, beni otomobille Yalova’daki çiftliklerini gezdirdi. Araziyi, yapılan binaları ve altına kızaklar konarak bir küçük köşkün mevkiini beş on metre değiştirmek için nasıl çalışıldığını gördük. Sonra köşkün yanında kurulmuş olan eski sultanlara ait iki güzel çadırın içinde istirahat ettik. Çadırların her biri nefis sanat eseri idi. Biraz istirahattan sonra, otomobil ile Yalova kaplıcalarına döndük.

Şehremaneti Fen Heyeti (Belediye Fen İşleri), 7 Ağustos 1929 Perşembe günü Yalova’ya bir gezi düzenledi. Bu geziye İstanbul’da bulunan bütün mimar ve mühendisler davet edildi. Köşkün yürütme çalışması, olasılıkla Atatürk’ün isteğiyle, mühendislerin önünde yapılacaktı.

8 Ağustos 1930 Cuma günü öğleden sonra saat 15 00 civarında, yürütme çalışması başladı. Bu çalışmayı Atatürk, kız kardeşi Makbule (Atadan) Hanım, Vali Vekili Muhittin (Üstündağ) Bey, Emanet Fen Müdürü Yusuf Ziya (Erdem) Bey, İstanbul’dan gelen mühendisler ve gazeteciler izlediler.

Köşkün yürütülme işlemi iki safhada yapıldı.

8 Ağustos 1930 Cuma günü, öncelikle yapının teras bölümü (toplantı salonu olarak kullanılan, üç yanı camlarla kaplı bölüm) kaydırıldı. Geri kalan iki gün içinde de, ana binanın raylar üzerinde yürütülmesi işlemi tamamlandı ve bina, 5 metre kadar doğuya kaydırıldı.

Böylelikle köşk yıkılmaktan, çınar ağacı kesilmekten kurtuldu.

Gerçekte, burada önemli olan köşkün yürütülmesi değil, verilmek istenen mesajdı. Atatürk, Yalova’daki bir çınar dalını bahane ederek tüm kamuoyuna bir mesaj vermek istemişti. Yoksa, küçük bir binayı yıkıp, yerine yenisini yapmak çok daha kolaydı.

 

 

 
Anahtar Kelimeler:“Beni, görmek, demek, behemahal, yüzümü, görmek, değildir, Benim, fikirlerimi, b,
Kaynak / Editör: Okunma Sayısı: 801
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Söyleşi Haberleri
DOĞA AFYON İÇİN BİR ŞANS (2)
DOĞA AFYON İÇİN BİR ŞANS (1)
ATSO’ DA SEÇİM Mİ? SAVAŞ MI?

ATSO’ DA SEÇİM Mİ? SAVAŞ MI?
AFYON’UN İSTANBUL’U İSCEHİSAR !
‘EKSİĞİ OLANA İZİN VERMEYECEĞİZ’
Puzzle’a bir parça daha eklendi…
17 yıl önce, 17 yıl sonra...
Diğer Başlıklar

DOĞA AFYON İÇİN BİR ŞANS (3)
Sümüklüden talimat alacak değilim
Vali halkı dinleyecek
1.Sanayiye yol göründü
Pensilvanya randevu vermemiş
FETÖ beni kabul etmezdi
FET֒nün herşeyini anlattı
Gazilerimizin günü kutlu olsun
Dinar’da yılın ahileri ödüllendirildi
Öğrencilerin yüzü güldü
E-Gazete (Odak Gazetesi)
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Mustafa Özkal
ZAPTA GEÇSİN EFENDİM!
UZUN YILLAR KOYUN ÇOBANLIĞI YAPAN BİR &Cc...
Fatih SUSUZ
ALT YAPI SEZONU AÇTI
AFJETAfyonspor alt kategorilerinde mücadele e...
M.Emin Güzbey
DOĞA AFYON İÇİN BİR ŞANS (3)
Yeni okulların açılmasının sektöre yan...
Hüseyin ÖZHARPUTLU
LİYAKAT
Son zamanlarda bilhassa 15 Temmuz kalkışması sonuc...
Ali KÜÇÜKKARTAL
MAVİ BALİNA TEHLİKESİ
Gündem yine çok karışık… Bir t...
Gökhan Kocaaslan
Neye göre kime göre
Önceki günkü köşe yazımda sahi...
Ahmet Işık
Altın dönem
Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğ&...
SAYGI ÖZTÜRK (Konuk Kalem)
MENZİL TARİKATI SAĞLIK BAKANLIĞINDAN TEMİZLENİYOR
Sağlık Bakanlığı, doktor olmayanların hastane y&o...
YAVUZ DONAT
Sıcak gündem
Uzatmalı Kurban Bayramı bitti...&nb...
Ahmet SARLIK
Racon kesmek Hilmi Tiril’e yakıştı mı?
Tüm okurlarımızın dün sona eren müb...
Rabia Güzbey
Vah Vaaahhh!...
    Milli Eğitim Bakanlığı Ensar Vakfı...
Sercan SAYIN
Basketbol’un tarihi ve yaşanan ilkler
  Basketbol, bütün dünyada en...
Prof.Dr. Şan Öz-Alp
ORTADOĞULU OLMAMAYA ÇALIŞMAK
 Yurdumuzun coğrafi konumu her ne kadar Ortad...
Dr. Hasan Hüsnü Eren
AĞIR METALLER
  Günlük hayatımızda Ağır Metal bi...
Feyzullah Demirkale
ÇOCUKLARINIZA SEVGİNİZİ VERİN, DÜŞÜNCELERİNİZİ DEĞİL
  Her ebeveyn için evlat sevgisi başk...
İlan

Facebook
Namaz Vakitleri ( Afyon )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
04:5806:3513:0116:2919:0920:33

Wednesday, September 20, 2017
Tarihte Bugün
622 - Peygamberimizin (s.a.v.)'in hicret esnasında Kubâ'ya gelişi
1922 - Bozcaada, Bayramiç, Mihaliççık ve Sivrihisar'ın kurtuluşu.
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
1.58