Bugün - Monday, June 26, 2017
Afyon 8°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Yeni Üye
Magazin Güncel Siyaset Neler duyduk? Spor Sağlık Eğitim İlçeler Söyleşi Ekonomi 
Haber Detayları

D2’ler işin cılkını çıkarınca, S plakalara rant doğdu

  Geçenlerde Belediye Meclisinde sessiz sedasız bir madde görüşüldü, aslında sadece otomatik parmaklar inip kalktı.

Söyleşi Haberi - Thursday, June 15, 2017 - 09:48
Resmi büyütmek için üzerini tıklayın...

 

Geçenlerde Belediye Meclisinde sessiz sedasız bir madde görüşüldü, aslında sadece otomatik parmaklar inip kalktı.

Kimse ne olduğunu tam anlamadan EVET denildi ve o madde de diğerleri gibi kabul edildi.

Belediye Başkanı ile bir kaç Meclis Üyesinin dışında kimse bu işin aslını feslini, kime ne getirip götürdüğünü bilmiyor.

Konu D2 taşıma belgesi ve S plakalar ile ilgili.

Kısaca bu konunun ne olduğunu anlattıktan sonra Belediye Meclisinde alınan karardan bahsedeceğim.

Çünkü Belediye Meclisi bir sıkıntıyı giderelim derken, birilerine ciddi bir şekilde rant kapısı açmış oluyor.

Bilmeyerek böyle bir şey yapıldı diyenleri yılın en safı ilan edeceğimizi de baştan söyleyelim.

Zat-ı Muhterem ileri görüşlü birisi de çıkıp Başkanın her yaptığını alkışladığı gibi bunu da alkışlayabilir, bunu yapma mecburiyetinde olduğunu bildiğimiz içinde, güler geçeriz ona da.

Çünkü Belediye Başkanı O’nun kaçak yapısını yasal hale getirmiştir.

Tekraren kaşınmaya başlayan bu ileri görüşlü Zat-ı Muhterem için ileride bir zaman ayırırız, çünkü anlaşılan kaşıntısı tutmuş yine.

Evet...

Gelelim bu D2 meselesine.

D2 belgeler İl Merkezi dışında servis taşımacılığı yapacak olanlar için verilen bir belge.

Bunların şehir merkezine girme yetkileri yok.

S plakalar ise şehir merkezinde servis taşımacılığı yapanlara verilen bir belge.

Şehir Merkezi dışından Şehir merkezine gelecek olan öğrencilerin mağdur olmamaları için Belediye Meclisi daha önce aldığı bir karar ile D2 belgesi olan 11 firma-kişiye şehir içi güzergah izni verdi.

Bunlar bu izin belgesiyle falanca okula şehir merkezinden gelecek olan öğrencileri götürebilmek için bu güzergah iznini aldılar.

Bu izin Belediye Meclisinin 01 mart 2016 tarih ve 112 sayılı kararı ile verilmişti.

Araçlarında S plakası olmayan ve D2 Yetki Belgesine sahip araç sahiplerine S plakalı araçların ödemiş olduğu güzergah izin belgesi ücretinin 20 katı oranında bir bedel alınarak güzergah izni verilmişti.

Söylediğim gibi bunların sayısı 11 idi.

Alınan rakam 0-17 kişilik araçlar için 3.600.- TL

18-32 kişilik araçlar için 5.400.- TL

33-50 kişilik araçlar için ise 6.900.- TL idi.

Bu bedeller alınarak bunların öğrenci ve personel taşımasına müsaade edilmişti.

Ama bu işin cılkını çıkardı birileri.

Belediyenin yukarıda bahsettiğim şekilde verdiği 11 belgenin fotokopilerini çektirip şehir içi servis işi yapan araç sayısının 300 civarında olduğunu söyledi Trafik Komisyonunun bir üyesi.

Şehir içindeki minibüs sayısının fazlalığından şikayet ederken birde bu fotokopi güzergah belgeliler trafiği iyice içinden çıkılmaz hale getirdi.

Çare bu D2 lere her yıl verilen güzergah belgelerinin yıllık ücretlerini yükseltmekte bulundu.

20 kat olarak uygulanan rakam bir anda 100 katına çıkarıldı.

S plaka için yıllık alınan bedel ortalama 350.- TL.

D2 lerden güzergah belgesi alacak olanların ödeyecekleri rakamda yıllık olarak ortalama 35 bin TL ye yükselmiş oldu.

Belediye ilgilileri bu durumda hiç bir D2 belgelinin Belediye’ye yıllık bu rakamları vererek şehir içine girmek istemeyeceğini düşünüyorlar.

Doğru olabilir bu görüş.

Zaman içerisinde görülecek.

Ama Belediye bunu yaparken bir anda S plakalara öyle bir rant imkanı sağladı kiadeta her S plaka sahibinin cebine 100 bin lira koydu.

Çünkü servis yapacak olanlar ya S plaka alacaklar, ya da her yıl Belediye’ye yüksek miktarda para ödeyecekler.

Sadece öğrenci servisleri için değil, fabrikaların işçi servisleri içinde bu gerekli.

S plaka yoksa, serviscilik yok.

Peki S plakalar ne zaman tahsis edilmişti?

2007 yılında yapılmıştı bu tahsisler. İsteyen istediği kadar aldı o zaman.

Şu anda Afyonkarahisar Merkezde yanlış bilmiyor isem S plaka sayısı 347.

Bazı firmaların ellerinde 60 - 50 - 40 S plaka olduğunu da söylemek lazım.

Bunlardan en çok elinde S plaka olan firma olarak Kanatoğlu firmasından bahsediliyor.

Kanatoğlu’nun elindeki S plaka sayısının 60 civarında olduğu, daha önce 4 bin TL kadar olan bu plaka bedellerinin bir anda 80-100 bin liraya yükseldiği belirtiliyor.

Düşünün bir kere.

Belediye’nin aldığı bir karar ile bir firmanın toplamda 200-300 bin TL kadar bir toplam bedeli olan plakalarının değeri bir anda 5-6 milyona çıkıyor.

Yani zengin daha zengin, fakir de daha fakir olsun der gibi...

Belediye Başkanı Burhanettin Çoban’ın son yıllardaki felsefesi de zaten hep bunu göstermekte değil mi?

//

Maliye’nin kasasına bir kuruş girecek mi?

Belediye Meclisinin aldığı bu son karar S plakalara rant sağlamak için yapıldı iddialarına inanmamak elde değil.

Söylediğim gibi elinde plaka olanların köşeyi dönmesi için bir fırsat yaratılmış oluyor.

Peki bundan Maliye’nin bir kazancı olacak mı?

Tabiki hayır.

Nasıl ki getirisi az olan bir güzergahtan minibüs hattını 300-400 bin liraya alıp, bir kaç ay sonra bu minibüsü başka bir hatta koydurup bir anda milyon TL ye satılmasından, diğer bir anlatımla bir koyup üç kazanılmasından Maliye’nin kasasına bir şey girmiyorsa, bu S plakalardan da Maliye’nin kasasına bir şey girmeyeceğini söyleyelim.

//

Neden toplu olarak yapılıyor bu ihale?

S Plaka konusuna girmişken bir hususu da belirtelim.

Belediye’nin yakın zamanda S plaka ihalesi açacağını öğrendik.

30 kadar S plaka ihalesi yapılacakmış.

Gerekli mi, gereksiz mi orasını büyükler iyi bilirler.

Bizim kafamıza ise bu 30 plakanın toplu olarak ihaleye çıkılması ayrıntısı takıldı.

Neden hepsi toplu olarak bir kişiye-firmaya verilecek?

Bu servis işini yapmak isteyen bir hemşehrimiz de girip bu ihaleden bir S plaka alıp, evinin ekmeğini bu işten sağlamak isteyemez mi?

Neden bu hak O hemşehrimize de verilmiyor?

Elinde onca S plaka olan tröstler daha zengin hale getirilirken, bunlara yeni tröstlerin eklenmeye çalışılmasına yönelik izlenim veren bu ihalenin gerekçesini birisi çıkıp anlatabilir mi acaba?

Zengin sever Çoban demesekte ne desek acaba?

Haksız mıyız?

Garibana vur tekmeyi, git zenginle otur sofraya...

Nasıl bir adalet ve kalkınma anlayışı bu Burhanettin bey?

Ramazan da iftar çadırlarını gezip, halk ile aynı sofradayız görüntüsü vererek halkın Başkanı olunur mu?

Halkın Başkanı olmak istiyorsanız kaçak katları olan zenginlere kılıf uydurmaya çalışmak yerine, evine bir ekmek götürmek için çaba sarf eden esnafın yardımcısı olmanızdır bunun yolu.

İçinizde olduğuna halen daha inandığım iyi insanı ortaya çıkartın artık Başkan ÇobanHalkın Başkanı olun...  Zenginlerin ekmeğine yağ sürmek yerine, halkın ekmek alabilmesi için çalışın.

Biraz daha beklerseniz belki de geç kalmış olacaksınız.

 

 

 

 

//

Zengin sever Başkan...

Zenginin dostu Burhanettin Çoban aynı zamanda da kuru inatlarıyla tanınır hale geldi maalesef.

Akıl küpü kendisi ama, bu akıl nedense dönüp dolaşıp kendisine zarar veriyor.

Düşmanımın düşmanı dostumdur felsefesinde yürümeye devam ediyor.

Bilmiyor ki bir gün gelecek arka çıktığı yılanlar kendisini sokacak...

Bir gün bu koltuklardan kalkıp gidecek, işte o zaman bu yeni yetme zenginlerin kendisine nasıl davrandığını, onların gerçek yüzünün ne olduğunu görecek.

Çoban’ın yaptığı icraatların bazılarına bakınca, hep zenginleri daha zengin hale getirdiğini ve inatlaşmaları neticesinde faturanın haklı olarak kamuoyu tarafından kendisine kesildiğini görüyoruz.

--

Gazetecinin kaçak katlarını yasal hale getir. Hem de Danıştay kararına rağmen...

Haksız rekabeti körükle...

Yanlış yapılan işlere göz yum...

Dürbün paralarının akibetini kamuoyuna açıklama...

Birim müdürlerinin makam odası yarışına seyirci kal...

Trilyonların olur olmadık şekilde hoyratça harcanmasına gıkını çıkarma...

Yapılan güzelim asfaltların delik deşik edilmesini görmezden gel...

Belediye’de eş-dost-hısım-akraba-gözde kadrolaşmalarına bişey diyeme...

Sonra Belediyenin yaptığı yanlış işleri eleştirenlerin kuyusunu kaz, arkalarından konuş...

İnatlaşmak iyidir ama, daha iyi hizmet etmek için inatlaşmak iyidir.

O kadar konuda kuru inat yapılıyor ki, hangi birisini yazsak?

En yakın arkadaşları gidip ‘bu adam bak FETÖden yargılanıyor, söyle istifa etsin Meclisten’ dediler, inat etti. ‘Ben Bakana söyledim, o araştırdı temizmiş’ dedi. İnatlaştı. O kişi 10 yıl ceza aldı, hem kendisini hemde Bakan Beyi zora soktu.

Seçim öncesi yine en yakın arkadaşları gidip söylediler. ‘Bak bunlara Recep Tayyip Erdoğan kafayı takmış vaziyette, bunlar hain diyor. Sen bunlara böyle davranmaya devam edersen bundan dolayı zor durumlarda kalırsın’ denildi. O inatlaştı, ‘bunlar herkese yanlış yapsa da bana yanlış yapmazlar’ dedi. İnadına devam etti.

Ne oldu sonra?

Seçimin hemen sonrasında onları kastederek ‘beni arkamdan hançerlediler’ dedi.  Günaydın, uyanda balığa gidelim demiştir herhalde seçim öncesinde bunların ne mal olduğunu söyleyen en yakınındakiler.

Abdullah Kaptan kendi döneminde bitirilen ve teslim edilmek istenilen içme suyu isale hattı için, ‘yanlışlıklar var ben bunu böyle teslim almam’ dedi.

Çoban ise ne yaptı, gelir gelmez hemen teslim aldı.

Ne oldu sonra?

O teslim aldığı hatta defalarca arıza çıktı, trilyonlarca harcanarak bir yeni hat daha çekilmedi mi?

Yazmaya devam etsem bu sütunlar yetmez...

--

Bir konuyu yüz kere yazmaya gerek yok.

Biz görevimizi yerine getiriyoruz.

Yanlış gördüklerimizi kamuoyuna açıklıyoruz.

Sanılmasın ki bunları suya yazıyoruz.

Nereye nasıl yazıldığı ilerleyen süreçlerde nasıl olsa görülüyor.

Üç beş sene evvel yazdıklarımızın ne anlama geldiğini anlayanlar anladı.

Anlamayanların anlamaları için gayret sarfedecek değiliz elbette. Onlar neyi nasıl anlamak istiyorlarsa öyle anlamaya devam etsinler.

Bizim için hava hoş.

Rüyalarında bile göremeyecekleri makamlara oturanlar bunun kıymetini iyi bilmelidirler.

Menfaatleri uğruna methiye düzenlerin yapay pembe dünyasında havalara uçmak yerine, yapılan yanlışlıkları büyük bir cesaretle dile getirebilenlerin, eleştirilerinde haklılık payı olup olmadığını araştırıp, gereğini yapmalıdırlar.

Allahtan başka kimseden korkumuzda, çekincemizde yok.

Yapılan yanlışlıkları yazmaya çizmeye devam edeceğiz elbette.

Yalakalarla bir olmayıp, doğru bildiğimiz yolda ilerlemeye devam edeceğiz.

HalkımızınOkurlarımızın gösterdiği teveccüh ve takdirler

bize yetmekte ve güç vermektedir.

 

 

 

Önemli bir süreç, başarıyla geçti...

Valimiz Aziz Yıldırım bugün İlimizdeki görevinde birinci yılını dolduruyor.

İlimizde göreve başladıktan bir ay sonra meydana gelen darbe girişimi sırasında O’nun ne denli muktedir bir yönetici olduğunu gördük.

O darbe gecesinde yaşananlara ve sonrasında cereyan eden olaylara yaklaşımı, yönetimi her türlü takdiri hak etmektedir.

Ve bir dikkat çeken ayrıntı daha...

//

//

Kimseyle gerilmeden, ama kimseye de ipleri vermeden Valilik görevini başarıyla sürdürmesi İlimiz için bir şanstır.

Ailesiyle, tüm sevenleriyle huzurlu bir yaşam diliyoruz Valimize.

 

//

//

 

 

Yonca Hanım ne demek istiyor?

   AK Parti Yönetim Kurulu Üyesi Hatice Yonca Onur Hanımfendi’nin sosyal medyadaki bir paylaşımını göndermiş bir Okurumuz.

Bu paylaşımının altına bunun bir alıntı olduğundan bahsetmiş H. Yonca Onur Hanımefendi ama lakin şiddetle katılıyorum demiş.

Yani bu görüşler bir nevi O’na da aittir denilebilir.

Gelelim paylaştığı o yazıya...

Türkiye’de hemen hemen her meslek grubunun bir odası var. Adı üstünde bunlar oda. Odada ne yapılır? Misafir ağırlanır, sohbet edilir, televizyon seyredilir, yeni içilir. Meslek odalarının da anlamı bizim evimizdeki odalarla aynı. Tek farkı ev halkı evin odaları için aidat ödemez. Sayın oda yöneticileri de evin odasıyla meslek odaları arasındaki farkı henüz ayırt edememiş olacaklar ki, oraları da evlerinin odası gibi kullanmaya devam ediyorlar.

--

Şimdi Hatice Yonca Onur Hanımefendiye hangi Oda’nın Başkanının cevap vereceğini merak ediyorum. Bizzat kendisinin üye olduğu Serbest Mali Müşavirler ve Muhasebeciler Odası Başkanının ilk cevabı vermesini bekliyorum.

Ve bir not ta Hatice Yonca Hanımefendi’ye...

Bu belirttiğiniz Oda’lar İlimizdeki tüm Oda’lar mı, yoksa sadece sizin üye olduğunuz Oda’mı?

Hadi gösterin cesaretinizi ve isim belirtin.

Yoksa sizi de ödlek yürekli klavye canavarları sınıfına mı dahil edelim?

 
Anahtar Kelimeler:
Kaynak / Editör: Okunma Sayısı: 1873
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Söyleşi Haberleri
HATİCE YONCA ONUR'DAN SMMMO BAŞKANI KADİR ARIK'A CEVAP VAR...
Üniversitelerde himmet rayici 1 trilyon mu?
D2’ler işin cılkını çıkarınca, S plakalara rant doğdu

D2’ler işin cılkını çıkarınca, S plakalara rant doğdu
30 Kişi Hakkında Gözaltı Kararı
NE OLACAK BU STAJYER ÖĞRENCİLERİN HALİ?
Üniversitelerde neler oluyor?
Hayallerimin peşinden koştum
Diğer Başlıklar

Osman yavuz, attığı gollerle mest etti
Öğrenciler yok fizik tedavide yok!
Barış ve huzur dilediler
Bayrama hazırız
İnşaat hızlı ilerliyor
35 bin kişiye iftar verdik
Sorunları sıraladı
Muhtarı şikayet ettiler
NG AFYON
Bayramlaşma ikinci gün
E-Gazete (Odak Gazetesi)
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Rabia Güzbey
Vali Yıldırım’a veda
  Bakanlar Kurulu’nca hazırlanan Valil...
Ali KÜÇÜKKARTAL
ŞAH&MAT
         ...
Gökhan Kocaaslan
Saati 50 TL işine geliyorsa
Geçtiğimiz gün fotoğrafçı karde...
M.Emin Güzbey
BİRLİKTİR NET KONUŞTU
Geçtiğimiz hafta değindiğim S plakakonusu v...
Hüseyin ÖZHARPUTLU
DİLİNE SAHİP OL..!
    Ne kadar yakın ve güvenilir b...
Mustafa Özkal
ZAPTA GEÇSİN EFENDİM..!
BİR DEBİLENLER BİLİRKENDİSİNİ,"BİZİM VELİ" GİBİHİ&...
Sercan SAYIN
Basketbol’un tarihi ve yaşanan ilkler
  Basketbol, bütün dünyada en...
Ahmet Işık
İzmir’in dağlarında…
  İzmir. Tam bir futbol şehridir güzel ...
Prof.Dr. Şan Öz-Alp
ORTADOĞULU OLMAMAYA ÇALIŞMAK
 Yurdumuzun coğrafi konumu her ne kadar Ortad...
Dr. Hasan Hüsnü Eren
AĞIR METALLER
  Günlük hayatımızda Ağır Metal bi...
Feyzullah Demirkale
ÇOCUKLARINIZA SEVGİNİZİ VERİN, DÜŞÜNCELERİNİZİ DEĞİL
  Her ebeveyn için evlat sevgisi başk...
YAVUZ DONAT
AFİŞ
Bayram tatili için Bodrum'a giderken... Sa...
İlan

Facebook
Namaz Vakitleri ( Afyon )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
03:1505:2613:1117:0720:3822:29

Monday, June 26, 2017
Tarihte Bugün
1945 - Türkiye'nin Birleşmiş Milletler'e katılışı.
1924 - Yaprak aşısının bulunması.
2006 - Uyuşturucu ile mücadele günü.
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0.45