Bugün - Saturday, May 26, 2018
Afyon 8°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Yeni Üye
Magazin Güncel Siyaset Neler duyduk? Spor Sağlık Eğitim İlçeler Söyleşi Ekonomi 
Haber Detayları

Hayallerimin peşinden koştum

Kadın- erkek, pek çok insanın cesaret edemeyeceği bir yolculuğu tek başına göğüsleyip gelen kadın o… Hayallerinin peşinden koşan, arkasına baktığında, ‘keşke’ demek istemeyen bir kadın…  Şule’nin yaşam heyecanına, kalbinin güzelliğine, yumuşacık ses tonuna, azmine bayılıyorum… Bu harika kadın benim dostum, pek çok kişi de tanıyor Afyon’da ama tanımayanlara Şule Özürün Bendler’i tanıtayım istedim… Buyurun okuyun bu harikulade kadını ve yaptıklarını…         RG; Şule Özürün Bendler işletmeci bir kadın aslında… Ama içinde uyuyan bir maceraperest varmış.

Söyleşi Haberi - Friday, June 09, 2017 - 12:08
Resmi büyütmek için üzerini tıklayın...

Kadın- erkek, pek çok insanın cesaret edemeyeceği bir yolculuğu tek başına göğüsleyip gelen kadın o… Hayallerinin peşinden koşan, arkasına baktığında, ‘keşke’ demek istemeyen bir kadın…  Şule’nin yaşam heyecanına, kalbinin güzelliğine, yumuşacık ses tonuna, azmine bayılıyorum… Bu harika kadın benim dostum, pek çok kişi de tanıyor Afyon’da ama tanımayanlara Şule Özürün Bendler’i tanıtayım istedim… Buyurun okuyun bu harikulade kadını ve yaptıklarını…

 

 

 

 

RG; Şule Özürün Bendler işletmeci bir kadın aslında… Ama içinde uyuyan bir maceraperest varmış. Ne zaman uyandı bu maceraperest?

 

ŞÖB; Aslında kendimi bildim bileli hep farklıydım. Bisikletle başladı aslında iki teker heyecanı. Ama hep çevre ne der, bu yaştan sonra olur mu muhabbetleri bilinçaltımda beni de etkilemiş ki, şu zamana kadar içimdeki bu tutkuyu ötelemişim. Bir an şöyle kendime dönüp baktığımda, ben ne istiyorum dedim… Boşver çevreyi deyip bisikletle başladım. Sonra scooter ile devam etti ve şu an kullandığım motora gelinceye kadar bir 10 yıllık süreç geçirdim. Şu an istediğim noktadayım ama halen bitmiş değil… Hep bir sonrası hep bir ileriki hedef var... Yaklaşık 3 yıldır enduro motor kullanıyorum ve 3 yıldır da uzun yol yapıyorum…

 

RG; İlk uzun yol deneyimin neresiydi? O cesareti nasıl buldun kendinde ve nasıl karar verdin?

 

ŞÖB; Aslında her yola çıkışım bir cesaretle başlıyordu ve her seferinde bir öncekinden daha uzun yola gitmeye başladım. İlk önce şehir merkezinden Özdilek kavşağına kadar, daha sonra Varan kavşağına kadar derken mesafeleri zaman içerisinde uzattım. Daha sonra Uşak, Denizli, Marmaris, Didim derken Samsun, İstanbul diye gelişti. İlk yurtdışı deneyimim Yunanistan ve arkasından da Gürcistan geldi. Fakat bu yurtdışı yollarında yanımda hep arkadaşlarım ve ağabeylerim vardı. Yurtdışı deneyimleri başlayınca daha uzun ve tek başıma yol yapma hayalim baş gösterdi. Bu hayalimi de Nepal ile gerçekleştirdim.

 

 

RG; Peki Nepal serüvenine gelmeden önce ilk motor kullanmaya ve uzun yollar yapmaya başladığında aile desteği nasıldı?

 

ŞÖB; Yani ben esasında en çok ondan korkmuştum. Hatta şunu söyleyebilirim ki korktuğumuz ne varsa aslında gözümüzde büyüttüğümüz kadar ürkütücü olmayabiliyor. Ne kadar yaşınız büyük olursa olsun biz ataerkil bir toplumda yetiştiğimiz için halen babamızdan annemizden çekiniyoruz tabi. Bende acaba babam ne diyecek, acaba annem sütünü helal edecek mi endişeleri yaşadım. Hiç unutmuyorum, ilk vitesli motorumu eve getirdiğimde babam bu bisiklet gibi bir şey yahu, hiç yakışıyor mu sana dedi. Ben bir şaşırdım babamın tepkisine. Daha sonra daha büyük bir motor aldığımda babam onu çok beğendi. Bu kez de ‘ama’ dedi, ‘bu motorun sesi duyduklarım gibi çıkmıyor, şöyle bir kükremiyor’ dedi. Birkaç sene sonra babamın istediği sesi veren motoru aldım fakat o hız motoruydu. Bende hızı çok seven biri değilim. Beni korkuttu çok az kullandım ve onu sattım.

 

RG; Buradan anlıyoruz ki, babanın içinde yatan bir motorcu varmış aslında… Enduro motora geçiş bu süreçte başladı o halde…


ŞÖB; Evet daha sonrasında Enduro’ya geçtim. Çünkü yol yapmak için hız motoruna değil Enduro motora ihtiyacım vardı. Gezmek ve yolun tadına varmak için en ideal motor tipi Enduo…

 

 

RG; Nepal süreci nasıl ortaya çıktı?

 

ŞÖB; Nepal, uzun yol motorcuları içerisinde bi nevi kutsal, zorlu ve meşakkatli bir yoldur. Esasında ona gelinceye kadar benim başka yollar da yapmam lazımdı. Fakat şöyle düşündüm; Şu anda bunu yapabilecek gücüm varken en zorlarını yapayım sonrasında biraz daha yakın çevrelere giderim diye düşündüm. Yaklaşık 2- 3 senelik bir hazırlık süreci yaşadım. Yani Nepal yoluna çıkmadan üç sene öncesinde aklıma düşmüştü. O zamandan beri çevreme ‘ben bir gün Nepal’e motorla gideceğim’ diyordum. Hatta bir keresinde uçakla gittim. Ve arkadaşlarımla uçakla gittiğimde onlara da bir gün buraya motorla geleceğim dedim. Nepal hayalinin geçmişi üç seneye dayansa da son bir yılını çok ciddi hazırlık yaparak geçirdim. Hem kendim hazırlık yaptım hem de çevremdeki motor camiası olsun, Afyon’daki arkadaşlarım olsun beni gelin gibi hazırladılar. Eğitimler verdiler bana, motorumun üzerine teknik destekler yapıldı Afyon’daki arkadaşlarım keza öyle… Herkes benim bu yolu yapacağıma inanıyordu. Bende inanıyordum tabi ama şöyle de bir tedirginliğim vardı, zorlu bir yol olacağını biliyordum. Kendime hep belki bir yerde başıma bişi gelebilir. Diyelim İran’da geldi, İran’dan döner gelirim ne sıkıntı yaşadımsa onun üzerine gider sonra tekrar denerim diye düşündüm. Üç dört sene geri dönüşler ve tekrar yola çıkmaları göze alarak bu işe kalkıştım. Allaha çok şükür ki böyle bir sıkıntı yaşamadım… Sadece bir yerde acaba dedim ama o acaba beni yoldan alıkoymadı…

 

RG; Neydi sana ‘acaba’ dedirten o olay? Ümidinin kırıldığı ya da kamçılandığı keskin anlar oldu mu?

 

ŞÖB; Pakistan’da Çin sınırına doğru arkadaşımla beraber çıkıyorduk. Pakistan girişinde bir Türk arkadaşımla karşılaşıp onunla birlikte yol almaya başladık. Zaten ister istemez beraber yol alıyorsun çünkü bir eskort veriyorlar sana. Ona bağımlı ilerlemek zorundasın. Eskortlardan ayrıldıktan sonra Çin sınırında motorcuların çok sevdiği bir yol vardır. O yoldayız ve geçen yıl Ramazan bayramının da ikinci günündeyiz. Yol o kadar kalabalık ve bozuk ki… İnanılmaz da bir sıcak var. Yani çok zor gidiyorum, üzerimizde full kıyafetlerimiz var, anlımdan ter gözüme damlıyor ve gözüm yanıyor… Yaklaşık 100 kilometre yolu kaç saatte gittim hatırlamıyorum ama bana muazzam uzun geldi. Gördüğüm ilk yerleşim yerinde, bir köyde arkadaşıma burada kalacağım ve geri döneceğim. 3 bin kilometre daha gitmem gerekiyor ve ben bu yolun devamını çekemeyeceğim dedim. O riski göze alamadım. Bulunduğum yerde bir otel vardı. Tabi ki otelin konforuna bakmadım. Tek yatağın sığacağı penceresiz tuvaletsiz bir odaydı. Üzerimi bile çıkartmadım. Çok açtım sabahtan beri bir şey yememiştim. Otelin karşısında yemek alabileceğim bir yer vardı. Oraya gitmek istedim, beni dışarı çıkarmadılar. Çok tehlikeli, biz getiririz sana dediler. Onlar getirdiler. Yenecek gibi değildi, çok kötü bir yemekti… O günün gecesi de çok korkunçtu. Elektrik kesintisi oluyor sürekli. İnternet var ama elektrik kesintisi nedeniyle telefonumu şarj edemiyorum. Dışarıdan inanılmaz gürültüler geliyor… Silah sesleri, patlama sesleri insanların bağırtıları… Savaş var gibiydi. Orada o gece çok korktum ve çok ağladım. Bir yandan da ailem, annem benim bu halimi görse ne yapar diye düşündüm. Sabaha kadar hiç uyumadım ve sabah ezanında yola çıktım. Öncesinde de oteldeki görevlilere sordum ne oldu dün gece burada diye. Orası Usame Bin Ladin’in doğduğu köymüş ve o nedenle de şenlik yapıyorlarmış.

 

RG; Savaş gibi şenlik desene… Zor geçen bir gecenin sabahında neler yaşadın?

 

Zaten Bin Ladin ismini duyunca nasıl bir basmışım, arkama bakmadan ayrıldım oradan. Sosyal Medya aracılığı ile arkadaş olduğumuz bir aile vardı o bölge civarında. Onları buldum. Yaşadıklarımı anlattım. Çok üzüldüler. Benim kendimi iyi hissetmem için ellerinden geleni yaptılar. Bütün çamaşırlarım yıkandı, birbirinden lezzetli yemekler yapıldı. Yeni kıyafetler almak için dışarı çıktık. Orada hastalandım eve doktorlar geldi, ilaçlar geldi bana çok güzel baktılar. Orası da iyi ki bu yola çıkmışım dediğim andır. Yeniden devam edebilirim gücünü orada topladım. Özellikle gelen mesajlar, dostlarımdan gelen ve kadınların gönderdikleri destek mesajları beni yeniden motive etti. Şöyle bir şeye inandım orada ve aslında gördüm de bunu, yani başım dertte olsa sesimi ve yerimi ulaştırdığım anda beni o noktadan cımbız gibi çekecek arkadaşlar edinmişim. Bu çok güven verici…

 

RG; Nepal hazırlığını, yolculuğunu ve bu süreçte yaşadıklarını kitaplaştırmak gibi bir niyetin var mı?

 

ŞÖB; Bunu çok istiyorum aslında. Her aşama ile ilgili ses kayıtlarım ve küçük küçük notlarım var. Onları birleştirip derleyip toparlayabilirim. Ama tabi ben bir yazar değilim. Çok amatörce hazırlanmış bir eser olacak. Tek endişeyi böyle bir kitabın çıkıp çıkmaması uygun olur mu diye yaşarım. Eşimle emekli olduğumuzda bir karavan alıp orda yaşama hayalimiz var. Bu hayali gerçekleştirdiğimizde, karavanın önünde kahvem eşliğinde anılarımı toparlarlamak şu an gözüme çok keyifli göründü…

 

 

RG; Önümüzdeki projeden de bahsedelim mi?

 

ŞÖB; Nepal’in başarı ile tamamlanması benim için bir kamçı oldu. Bu sefer de kök hücre bağışı için kan bağışlamaya dikkat çekmek için yola çıkmaya karar verdim. Kan bağışında duyarlıyız, ama kök hücre için kan denildiğinde insanlar biraz tedirgin oluyor. Bu yüzden Kök hücre konusuna dikkat çekmek istedim. Kızılay Başkanımıza bu fikrimi anlattığımda o da heyecanla karşıladı. Bu proje kapsamında yola çıktığımda kök hücre için üç tüp kan veren dostlar, bana fotoğraflarını ulaştırırsa bende onlar için yol boyunca bir fidan dikeceğim. Yani, bir can kurtarmak adına adım atan herkes için bende bir fidan yani bir can yeşertmeyi hedefledim… Belki bu fidanlar bir hedef olur, Şule’nin bizim adımıza diktiği fidana bir bakalım diye yola da çıkabilir insanlar ...


RG; Nepal projesinde Belediye sana ciddi anlamda destek oldu. Volga Projesinde kimlerden destek aldın?

 

ŞÖB; Geçen projede olduğu gibi bu projede de Belediye Başkanımız çok destek oldu. Afyon’lu iş adamlarını aradı destek olmaları konusunda ricacı oldu. Ama ne yazık ki Afyon’lu işadamlarından birkaç kişi dışında destek görmedim. Çok isterdim, Afyon’lu bir firmanın ana sponsorluğunda bu çalışmayı tamamlamak, ama ne yazık ki olmadı. Bu konuda gerçekten üzgünüm. Ama şöyle bir gelişme oldu. Birkaç hafta önce bu projeden Vali beye bahsetmek için makamına gittim. İlgi ile dinledi ve ‘O  zaman bu projenin adı Afyon’dan Volga’ya olmasın, Frig’ten Volga’ya olsun. Biz de Friği tanıtmaya çalışıyoruz, sende bir ucundan tutmuş ol. Seni Frig Turizm elçisi yapalım’ dedi. Tabi çok mutlu oldum, çünkü bu da beklemediğim bir şeydi. Kendi kendime de hayıflandım, ben bunu niye düşünemedim diye. Yola çıkış Frig vadisinden olacak. Yaklaşık 2 aylık bir yolculuk olacak. Umarım bu projeyi de başarıyla tamamlayıp dönerim…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Anahtar Kelimeler:
Kaynak / Editör: Okunma Sayısı: 969
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Söyleşi Haberleri
AFYON'UN PARASINI 'ÇATIR ÇATIR YEDİK' DER GİBİ POZ VERDİLER
HASAN CELAL GÜZEL
YÜNTAŞ EKMEĞİ KAÇ KURUŞ?

YÜNTAŞ EKMEĞİ KAÇ KURUŞ?
RESMİ İLANLAR YA TÜMÜYLE KALDIRILMALIDIR YA DA ULUSAL GAZETELER YAYINLAMAMALIDIR
Dik durdu, dikleşmedi...
BAŞKAN ÇOBANDAN AÇIKLAMA VAR
YEREL BASIN
Diğer Başlıklar

Sen hiç şeker fabrikası yaptın mı?
Muhteşem hedef
“Güçlü bir Türkiye inşa edeceğiz”
Atma Muharrem Atma
ATSO MECLİSİ TOPLANDI
MHP ailesinin acı günü
6 Milletvekiline talibiz
Oruç dualarla açıldı
Meclis 1 Haziran’da toplanacak
İftar programları sürüyor
E-Gazete (Odak Gazetesi)
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
İSMAİL AKAR
DOLAR ATEŞLENDİ
DOLAR ATEŞLENDİ 16 yıldır İktidar olan Ak Parti s...
Fatih SUSUZ
MAÇ SAATİ DEĞİŞTİ
MAÇ SAATİ DEĞİŞTİ AFJET Afyonspor ile Saka...
Ahmet SARLIK
Listeler üzerine !
Listeler üzerine ! 24 Haziran’da yapıl...
Ahmet Işık
Fahrettin Şen
Fahrettin Şen 2016 yılı Ekim ayıydı. Afyonkarahis...
Mustafa Özkal
GAZETE KUPÜRLERİ SAKLAYAN KALDI MI?
GAZETE KUPÜRLERİ SAKLAYAN KALDI MI?   ...
MUSTAFA DAĞHAN
Yaprak değiliz ki her rüzgârda savrulalım!
Yaprak değiliz ki her rüzgârda savrulal...
İhsan Şengül
Senem Pide Salonu
Gurme Köşemizin bu haftaki konuk mekanı şehri...
YAVUZ DONAT
Sıcağı sıcağına erken seçim notları
Sıcağı sıcağına erken seçim notları Bug&uu...
Gökhan Kocaaslan
YAKIŞMADI…
YAKIŞMADI… Şimdi bu başlığı neden attığımı...
Ramazan DEMİR
AFYON KİTAP FUARI
AFYON KİTAP FUARI Alımlı binalar, yay gibi, kalem...
M.Emin Güzbey
ÖZEL YETKİLİ TURİZM OFİSİ
ÖZEL YETKİLİ TURİZM OFİSİ Geçmişte sı...
Rabia Güzbey
Önce insan olabilmek…
  Neredeyse her hafta sokak ortasında &Ccedi...
HÜSEYİN ÖZHARPUTLU
Afrin Operasyonları
  Birilerinin hoşuna gitmesi için T&u...
CELAL TURGUT KOÇ
Kudüs’te barışın kare kodu duvarlarda
  Gökyüzüne en yakın şehir ol...
KONUK KALEM Kemal Horzum
Kader kurbanı, gazeteci..
  Herifin biri, komşu kızını zorla kaç...
BAHRİ BAKAÇ
‘’ Hakkımızı İSTİYORUZ ’’
‘’Dünya benim ülkem, insanla...
YAMAN TÖRÜNER
CUMHURİYETİN İLK BASIN DAVALARI
  Cumhuriyet tarihimizin ilk basın davası, ...
SAYGI ÖZTÜRK (Konuk Kalem)
MENZİL TARİKATI SAĞLIK BAKANLIĞINDAN TEMİZLENİYOR
Sağlık Bakanlığı, doktor olmayanların hastane y&o...
Prof.Dr. Şan Öz-Alp
ORTADOĞULU OLMAMAYA ÇALIŞMAK
 Yurdumuzun coğrafi konumu her ne kadar Ortad...
Dr. Hasan Hüsnü Eren
AĞIR METALLER
  Günlük hayatımızda Ağır Metal bi...
Feyzullah Demirkale
ÇOCUKLARINIZA SEVGİNİZİ VERİN, DÜŞÜNCELERİNİZİ DEĞİL
  Her ebeveyn için evlat sevgisi başk...
İlan

Facebook
Namaz Vakitleri ( Afyon )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
06:2408:0713:1015:3817:5619:26

Saturday, December 30, 2017
Tarihte Bugün
1512 - Sultan II. Bayezid'in vefatı.
2004 - Süleyman Hilmi Tunahan (k.s.) Hazretleri'nin kerimesi F.Ferhan Denizolgun (rh.)'un vefatı.
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
1.45