Bugün - Wednesday, May 24, 2017
Afyon 8°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Yeni Üye
Magazin Güncel Siyaset Neler duyduk? Spor Sağlık Eğitim İlçeler Söyleşi Ekonomi 
Haber Detayları

BELEDİYE BAŞKANIMIZDAN CEVAP VAR

         SAYIN MEHMET EMİN GÜZBEY                  28.

Söyleşi Haberi - Wednesday, May 03, 2017 - 10:10
Resmi büyütmek için üzerini tıklayın...

         SAYIN MEHMET EMİN GÜZBEY

     

 

 

       28.04.2017 Tarihli Odak  Gazetesinde "Takip" isimli köşe yazınızda hakkımda gerçek dışı yorumlarda bulunmanız ,aslı astarı olmayan iftiralara da yer vermeniz nedeniyle aşağıdaki açıklamayı yapma  zaruretim doğmuştur.

 

     Öncelikle köşe yazısı yazma ve gazetecilik konusunda oldukça yetenekli olduğunuzu hep söyler dururum.Bu köşe yazınızda da aslında hakkımda yayılmaya çalışılan asılsız haberlere "dedikodu" demeniz ve yazıyı bu başlıkla yazmanız benim lehime gibiymiş gibi olsa da yazınız içersinde ustaca aslında bu dedikoduları benim hakettiğim gibi bir kanaat oluşturma çabası görülmektedir.

 

  1-) TEŞKİLATIN İTİRAZINA RAĞMEN FETÖCÜLERİ BELEDİYE MECLİSİNA ALDIRDI

 

   Lütfen "isimler" şeklinde çoğul eki kullandığınıza göre bu isimleri açık açık yazınız.Listeyi Belediye Başkan adayı yapmaz,ama elbette görüşü alınır.Bizim Genel merkeze sunulan ilk listemizde gençlik Kollarımızın talebi üzerine Mehmet Acar isminde bir teşkilat mensubumuz vardı.Bu genç aynı zamanda Gençlik Kolları İl Başkan yardımcısı idi.Ancak yaşı yirmibeşi doldurmadığı için Genel Merkez toplantısında listeden çıkarılmak zorunda kalınıldı.Ben de İl başkanımız Mehmet Zeybek beye "uygun görürseniz babası Ali ACAR'ı alalım" dedim.Böylece listeye Ali bey alınmış oldu.Kendisi seçim süreci boyunca da Fetöcülerin hakaret ve tehditlerine,"sen nasıl AK PARTİ listesinde yer alırsın,derhal istifa et" baskılarına rağmen yanımızda durdu.Mehmet Bey,sen eğer yerel seçimlerde kim Fetöcülerle işbirliği yaptı,tavuk çiftliklerinde Fetö imamlarıyla kim buluştu,CHP lileri kim MHP ye oy vermeye ikna ettirdi,Fetö imamı hangi ilçelerde CHP ye destek sözü verdi" istersen bu konuları araştır ve yaz.Ha bence bir de MHP belediye meclis üye listesi hain FETÖ imamı Mehmet(Muhammed) Kaya nazeretinde mi yapıldı,bu konuları bir yaz bakalım.O bahsettiğin Hürsiad bana hayırlı olsun bile demedi,seçim öncesi yanıma bile gelmediler.Zaman Gazetesi iki kez seçime onbeş gün kala aleyhimde özel otopark-Afjet  yolsuzluğu diye haber yapınca ve yine zaman gazetesi iki kez özel "MHP-Fatih ÇETİNKAYA" eki çıkarınca ve her yerde bu yapı aleyhime son sürat çalışınca,karalamalar yapılınca Hürsiada ben tabir caizsse zorla gittim,biz onbeş kişiydik,bizi dört kişi karşıladılar.Ertesi gün Fatih ÇETİNKAYA yı çağırdılar ve Hürsiad yaklaşık 30-40 kişiyle bu adayı karşıladıkları gibi bir de üstelik  yemek verip basına poz verdiler.

 

     Bahsettiğim meclis üyemiz ile ilgili konu 15 temmuzdan beri hem il teşkilatımızın ve hem de genel merkezimizin gündemine girmiş ve herhangi bir işlem yapılmamıştır.Bu da benim haklılığımı ortaya koymuştur.Sayın Bakanımız bizzat il başkanımızın,milletvekillerimizin yanında "bu konuyu bizzat ben araştıracağım" demiş ve araştırma sonrasında Valilik makamında Emniyet Müdürümüz,Alay Komutanımız,İl ve İl genel Meclis Başkanımızın yanında "ben iki ayrı araştırma  yaptırdım,ikincisi geniş çaplı oldu(herhalde MİT'i kastetti) ve bu kişinin 17-25 aralık sonrası FETÖ yapılanmasıyla bir alakasının olmadığı sonucuna vardım" demiştir.Bu konuyu sizde biliyorsunuz,bildiğiniz halde bu konuda benim üzerime niye geliyorsunuz merak ediyorum,madem FETÖ ile ilşkisi var,bu kişiyi partiden gönderecek olan ben değilim,genel merkezimizdir.Tüm Türkiye de Yüz kişiye yakın meclis üyesi partiden uzaklaştırılırken,bu arkadaşımız hakkında bir işlem yapılmamıştır. Siz geçenlerde şimdi FETÖ'den tutuklu bir işadamımızı bizzat bir yerden aldınız,beraber emniyete ve adliyeye gittiniz ve O kişi tutuklandı.Şimdi siz FETÖCÜ mü oldunuz,sizin yaptığınız aranızda hukukunuz olan birisinin yanında olmaktı.Ben bunu böyle yorumlarım,takdir de ederim.Bu kişinin sadece geçmişte bu yapıya değil Menzil,İsmailağa Cemaati dahil olmak üzere birçok cami ve Kur'an Kurslarına nasıl yardımcı oldunu en iyi bilenlerdenim.Belediyemizin tüm cami,İHL projelerini hiçbir ücret almaksızın yapan bu şahıs malesef tutuklanmıştır.Siz bu şahsın yanında gözükünce normalde,tutuklu bile olmayan bir,sadece bir kişinin (O'da Genel Merkez ve bakanımızla birlikte) yanında gözükmem  neden normal karşılanmaz.

 

        Ne olur Mehmet BEY bir Abdullah kaptan konusuna girme ve bir de eski Vali Konusuna girme.Bu konular senin yumuşak karnın.O otelin kapanmasına dört ayrı faktör sebeb olmuşsa birisi de eski ve senin çok iyi dostun Valimiz sebep olmuştur. Kaç defa "Sayın Valim bu adamın neyi var bir anlatın ben de bilmiş olayım" demissem de hiçbir somut vakıa ortaya koymamıştır."FETÖCÜLER benim yanıma bile yaklaşamaz " demiş durmuş,Tunceli den yanında getirdiği korumalar polislikten atılmış,güvendiği ve her şeyini emanet ettiği Vali Yardımcıları meslekten atılmış ve halen cezaevindedirler.Hakkımda çıkarılan dedidoduların başında da,KOCAERKEK'in,ABDİOĞULLARI'nın ve Hakkı ÖZSOY abimizin  başına gelen talihsiz olaylarda da başrolde bu eski Valimiz vardır.Bu tuzaklar kurulurken kimlerle işbirliği yaptığını da çok iyi biliyoruz.Eski Valimiz konusu açılmışken şu veda yemeği konusunu da bir yazsan bence çok iyi olur Mehmet bey.Gazeteci Fevzi ŞEN'den başka hiçbir gazete bu konuyu yazmadı.Sen yazarsan araştımacı Gazetecilik konusunda yine diğer gazetelere fark atacağına eminim.

 

 

2-)FETÖCÜ MÜTEAHHİTLER FİL OLDU,KANUN YÖNETMELİKLERİ HİÇE SAYDILAR,BAŞKAN GÖZ YUMDU

 

    Lütfen bu konuda bir tane isim ve inşaat gösterin bir de A.KAPTAN'ı bu işe katmayın.Siz zararlı çıkarsınız.Ben hiçbir müteahhide 2014 yılına kadar şucu,bucu diye ayrım yapmadım.Bir şeye izin vermişsek herkes bundan faydalanmıştır.2009 dan bu yana da  CHP li,MHP li,AK Parti li ayrımı yapmadım.Çok hızlı FETÖCÜ bir müteahhid(Şimdi cezaevinde) 2014 yılında istediği kodu almak için araya koymadık kimse koymadı,ama alamadı.Öyle genel ifadelerle yazmak olmaz,bana isim ve inşaat göstereceksiniz.Ama ben A.Kaptan ın ve Senin bu yapıya bir yardımını anlatayım.Yıl 2015.FETÖ cüler bir yurt yaparlar,ama A.Kaptan iskan ruhsatını vermez.25 Yıllık ülküdaşı,cemaat abisi epey uğraşır ama A.Kaptan "Nuh Der,Peygamber demez".Çareyi bir gazeteciye gitmekte bulurlar ve O Gazeteci hemen A.KAPTAN'a gider ve ruhsat verilir.O gazeteci sizsiniz,siz niye bunları yazmıyorsunuz.Ben hiçbir zaman böyle şeyler yapmadım,madem kanunsuz du neden ruhsat verildi.Siz kendi gazetenizi FETÖ elabaşısının tavsiyesi üzerine günlük çıkardığınızı,FETÖ Afyon imamı Sezai HOCA  ile birlikte Ankaraya FETÖ elebaşısının yanına gittiğinizi,yine Onun tavsiyesi üzerine çıkış tarihini belirlediğinizi kendi gazetenizde yazmadınız mı? Yine 17-25 aralıktan sonra da 2014 yılının başlarına kadar her gün gazetende Güya ünlü Türk Büyüğü olarak bu elabaşı hainin sözlerini yayınlamadın mı?2014 öncesi bu tür şeyler normal di,ama sana normal olan başkasına neden normal olmuyor.Seçimde bana ve aileme yaşattıklarını en iyi sen biliyorsun.Kanunsuzluk yapmaz dediğin arkadaşın,en yakın dostun A.Kaptan Afyon da iki inşaat yaptı.İnan ikisinde de bahsettiğin kanunsuzluklar var.Karaca inşaatın yaptığı ve Özsoy'lara ait eski hastane karşısındaki inşaatı benden önceki dönemde mühürletmiş,sebep 750 m2 fazlalık varmış.Göreve başlayınca Abdullah Bey'in göreve getirdiği ve işe aldığı ruhsat şube müdürü Ş. Hanımı yanıma çağırdım,konuyu öğrendim ve dedimki;Abdullah Bey de bu inşaatın hemen yanında bir apartman yaptı,bir de oraya bak dedim,şimdi sıkı dur Mehmet Bey 730 m2 inşaat fazlalığı çıktı.Böyle bir şey olabilir mi sevgili kardeşim.O yüzden sana tavsiyem hiç A.Kaptan konularını açma sen mahçup olursun.Kadıahmetoğulları konusu açılır,benzinlik imarı nasıl verilir bu konular açılır,inşaat malzemelerinin alım yerleri konusu açılır,vs,vs.Şimdi ben bir çalışma yaptırtıyorum,yakında açıklayacağım.2004-2009 arası kaç inşaat ruhsatı verilmiş,sonra ne kadar verilmiş.İnşaat sektörü ilimiz için lokomotif bir sektördür desteklemeye devam edeceğim,ama elbette mevzuata uygun olarak.

 

     "Fetöcülerin İmar değişikliklerinden elde ettikleri rantlar" diye bir cümle yazmışsın,lütfen neresi açıkla.Makam otoma hangi Fetöcüyü bindirmişim,hangilerine kol kanat germişim,sahip çıkmışım,ben bulamadım,açıkla ben de öğreneyim.Bu süreçte milletvekillerimiz,teşkilatımız bir çok kişi ile ilgili üstelik tutuklananlarla ilgili referans oldular,çünkü ortada haksızlıklar vardı,bence de doğru yaptılar,ama ben kimse ile ilgili tek başıma bir işe girişmedim.

 

 

     Hassas bir süreçteyiz,dedikodular elbette herkesi rahatsız ediyor,pire hükmünde olmayan bir haber dedikoduyla,siyasi ve makamımızda gözü olan rakiplerimizin özel gayretleriyle deve gibi gösterilebiliyor.Sekiz yıl önce belgeleriyle yalanladığım "Yunan Anıtı" haberi bile taze bir habermiş,gerçekmiş  gibi gündeme oturtuluyor.Bunların hepsinin başında seçimlerde demokratik bir yarışla beni yenemeyeceklerini gören ve makamımda gözü olanların özel gayretleri var.Ya bu adam çok başarılı,başka belediyeler kaynak ararken bu başkan tek başına dev projeler yapıyor,sandıkta yenmemiz imkansız diyerek iftira ve dedikodulara sarılıyorlar.Keşke Genel merkezimizin anketlerini yayınlamasaydım.Yayınladığımız anketten ve Büyükşehir olursak adayım dedikten sonra  bu tür saldırılar daha da arttı.Elbette hiçbir makam,hiçbir kimse için kalıcı değildir,hiçbir kimse de vazgeçilmez değildir.Önemli olan şehrimize,ülkemize hizmettir,eserler bırakmak,hafızalarda güzel hizmetlerle anılmaktır.Benim bundan başkada bir gayem yoktur.

 

  Saygılarımla

 

                                                                                                 Burhanettin ÇOBAN

                                                                                       Afyonkarahisar Belediye Başkanı

 

Bugün 3 Mayıs...

Türkçülük Günü.

Tüm Türk Alemine hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Bu vesile ile de Rahmetli Başbuğum Alparslan Türkeş’i de minnetle anıyorum. Mekanı Cennet olsun.

//

Üst tarafta Belediye Başkanımız Burhanettin Çoban’ın 28 Nisan 2017 tarihli yazıma göndermiş olduğu cevaba yer verdim.

Noktasına, virgülüne dokunmadan.

Şahsıma yönelttiği üstü kapalı tehditlere de aynen yer verdim.

Kendisinin avukatlık mesleği gereği hangi ifadesinin tehdit olduğunu bildiğinden ötürü, bilmeden yanlışlıkla yazılmış cümleler olarak görmüyorum o cümleleri. Bugüne kadar hiç kimsenin tehdidine, gözdağına boyun eğmediğimizi en iyi bilecek olan bizzat kendisi dir. Geçmişi şöyle bir hatırlar ise gazetecilik yıllarımda nelerle uğraştığımı ve hiç birisine asla boyun eğmediğimi gayet iyi hatırlayacağından eminim.

Gelelim o cevapta bahsettiği konulara.

Öncelikle ben o yazımda kamuoyunda dile getirilen ve zaman zamanda bizzat kendisinin katıldığı programlarda konuşulan konulara değindim.

O yazıya daha ilave edilebilecek beş misli daha not vardı aslında.

Gazetecilik kolay bir meslek değildir.

Belediye Başkanlığı da...

Her gün yazdıklarınızla, çizdiklerinizle kamuoyu önündesiniz.

Her Allahın günü turşu tarifi, yemek tarifi, hava durumu yazıyor değiliz. Yanlış yapanın yanlışlarını ortaya koyuyoruz. Terör şüphelilerinin isimlerini yazıyoruz, fotoğraflarını yayınlıyoruz. Bu ve bunun gibi pek çok kez hedef haline geliyoruz haliyle bu kişiler tarafından.

Belediye Başkanı da elbette hem o koltukta gözü olanların, hem rakip partililerin, hem kendi partisi içindekilerin, hem yapılan icraatlar nedeniyle kendisine tepki duyanların, hem projesini istediği şekilde onaylatamayanların, hem kaçak inşaat yapanların, hem caddeleri işgal edenlerin, hem Belediye içinde istediği makama gelemeyenlerin... Hedefi haline geliyor ister istemez.

Bu ne gazeteci olarak sadece benim, ne de Belediye Başkanı olarak sadece Burhanettin Çoban’ın başına gelen bir şeydir.

Bu meslekleri yapan her kişi benzer sorunlarla, kişilerle uğraşmaktadır.

Polislerimiz içinde durum aynıdır, Savcılarımız Hakimlerimiz içinde...

Ama görevlerimizi bu tür kişilere rağmen en iyi şekilde yapmak durumundayız.

Bunlardan birisine taviz verdiğimiz, boyun eğdiğimiz takdirde o işi yapamaz hale geliriz.

//

Mesleğimizin cilvesini bu şekilde açıkladıktan sonra Başkanımızın gönderdiği cevabı okuyunca ilk yorumumu size aktarayım.

Üzüldüm.

Evet tek kelime ile üzüldüm.

Çünkü Başkanımızın içinde bulunduğu haleti ruhiyeyi hiçte iyi bulmadığım için üzüldüm.

Benim yazdığım hususlara saldırıyla, başkalarını suçlamayla cevap vermesi, O’nun adına gerçekten üzülecek bir durumdur.

//

Şimdi tek tek o cevapları inceleyelim...

Yerel Seçimlerde AK Parti Teşkilatının Belediye Meclis aday adayı listesindeki bazı isimlere karşı çıkmasına rağmen o isimlerin Belediye Başkanımızın ısrarıyla listeye alındıklarını bazı partililer defalarca dile getirmemişlermiydi?

Şeklinde yukarıda yazdığım ifadelere karşın Belediye Başkanımız sadece Ali Acar ile ilgili olarak bir cevap sunmuş ve FETÖ İmamının diğer partilere olan müdahalesini anlatmış.

FETÖ İmamının elinin kolunun diğer partilerin içinde dışında olması konusu sizinle ilgili bir şey değil. Devletimizin ilgilileri biliyor elbet hangi partide kimin kiminle iş tuttuğunu, hangi Meclis üyesinin nasıl yazıldığını. Siz kendinizle ilgili olanlara cevap verirken diğerlerini de konuya dahil etmekle sanıyorum farklı gelişmelerin olmasını kurgulamaktasınız. İnanın size böyle bir şeye gerek yok. Dediğim gibi her şey ilgililer tarafından net olarak bilinmekte. Onlar daha fazlasını yaptı, bizimki daha azı demek istiyorsanız bunu anlarım. Güzel taktik sizin savunma şekliniz.

Sevgili Başkan;

Seçim öncesinde bizzat sizin partinizdeki bazı kişilerin toplantı sırasında masaları yumrukladığı, zamanın İl Başkanının bazı olayların olmasını önlediği daha öncede çeşitli vesileler ile bilinen konulardır. Siz değilmiydiniz seçim sonrasında hemen hemen ilk beyanatınızda bu FETÖcüler tarafından arkanızdan hançerlendiğinizi söyleyen? Eğer arkadan hançerlenme sözü kullanılıyorsa bu demek değilmidir, ‘Ben onlara güvenmiştim ama bana hiç beklemediğim kişiler ihanet etti’ ?

Bizzat KANAL 3 teki program sırasında bu konu gündeme geldiğinde söylediğiniz sözleri unuttunuz sanırım.

--

Sevgili Başkanım;

Benim geçenlerde şimdi FETÖden tutuklu bir işadamımızı bizzat bir yerden alıp, beraber emniyete ve adliye ye götürdüğümden bahsetmişsiniz.

Ve sanki yanlış bir şey yaptığım algısını vermeye çalışmışsınız cümlelerinizde.

O kişiyi Emniyet’ten veya Adliye’den kaçırdığımı söylemiş olsaydınız, yani ben böyle bir şey yapmış olsaydım bu yanlış olurdu. FETÖ den dolayı aranan bir kişiyi Emniyete götürmenin neresi yanlıştır? Ki  O kişi de arandığını bilmiyordu, ben kendisine iletince haberdar oldu.

Gelelim o anlattığınız olayın ne olduğuna...

O bahsettiğiniz kişi Mehmet Taner.

Son gözaltına alınan işadamları ile ilgili olarak bilgi almak için gittiğim Adliye’deki bir ilgili tüm operasyonun henüz tamamlanmadığını, aranan bazı işadamlarının da olduğunu bahsettiğinde bu kişilerin kimler olduğunu sordum kendisine.

Bu saydığı isimler içinde Mehmet Taner’in de adını söyleyince, Mehmet Taner’in arandığını duyduğu takdirde mutlaka anında geleceğini, asla kaçacağını düşünmediğimi söyledim. O ilgili de kayıtlı adreste kendisinin bulunamadığını, diğer adreslerine de bakılacağını söyledi.

Bende o anda ‘isterseniz ben kendisini arayayım, bilgisi olursa mutlaka gelir ifadesini verir’ dedim.

Daha iyi olur, aramanız uygundur’ cevabını arayınca Mehmet Taner’i aradım.

Durumu anlattım, şaşırdı Mehmet Taner.

Haberim olsaydı hemen gelirdim. İsterlerse hemen yarın sabah orada olurum’ dedi.

Aktardım bu konuşmayı O ilgili kişiye.

Tamam o zaman yarın gelmesini bekleyelim’ dedi.

Akşamleyin Mehmet Taner aradı, sabah saat 08.00 de Afyonkarahisar’da olacağını söyledi ve bir ricada bulundu. Küçük kızının İstanbul’daki evlerinde imtihana hazırlandığını, eğer Emniyet Ekiplerinin o adrese gittiği takdirde kızının bundan etkileneceğini ve mümkünse bugün oraya gidilmemesini rica etti.

Bende bu durumu Emniyet’teki ilgili arkadaşlara ilettim, Mehmet Taner’in sözünde duracağına olan güvenimi belirterek ‘Bizzat ben kendim sabah mesai başlangıcında oraya getireceğim’ dedim.

Sağolsunlar kırmadılar  ve sabahleyin de söylediği saatten daha önce Mehmet Taner geldi. Kendisini İkbal’den aldım ve benim aracımla birlikte Emniyete gittik.

Orada birlikte birer çay içtikten sonra ilgili arkadaşlar kendisi hakkında Savcılık tarafından tarafından gözaltı kararı verildiği için kendisini diğer kişilerin yanına, yani nezarethaneye almaları gerektiğini ifade ettiler. Orada prosedürler yerine getirildi ve diğer şüphelilerin yanına konuldu.

Ve ifade ettiğiniz şekilde ben O’nu Adliye’ye götürmedim. Sadece Emniyete götürüp oraya bıraktım.

Elbette insanlar iyi gün dostu olmamalıdırlar. Yıllar öncesinden Mehmet Taner ile dostluğum vardır. Yarın yine O’nunla dostluğum devam edecektir. Şahsi kanaatlerimi bu sütunlardan hiç bir zaman paylaşmadım. Ve hiç bir kimseye de etki etmek gibi bir düşünce içerisinde olmadım. Adaletimiz gereken kararı verecektir. Adalete güvenimiz tamdır ve herkeste verilecek kararlara saygı göstermelidir.

Mehmet Taner ile geçmişte bu memleket için birlikte emek harcadık. Gerek Afyonspor için ve gerekse şimdi sizin oturduğunuz o Belediye Binası için çok çaba sarfettik.

Eğer bugün o bina yapıldı ise, Afyonkarahisar o binayı kazandı ise bunda zamanın Valisi Ahmet Özyurt’un, zamanın Belediye Başkanı Hayrettin Barut’un olduğu kadar Mehmet Taner’in ve benim emeklerim vardır.

Kişilerin şahsi hataları, suçları varsa elbette onların karşılığını yasalar nezdinde görmelidirler. Ama dostluklar ve ahde vefalar bunlarla karıştırılmamalıdır.

--

Değerli Başkan;

Abdullah Kaptan konusuna girme ve bir de eski Vali konusuna girme’ demektesiniz.

Ali Acar’ın otelinin kapanması konusundan eski Vali Hakan Yusuf Güner beyi sorumlu tutmuşsunuz. Valiler değişebilir fakat o koltuklara oturan tüm Valilerin yaptıkları icraatlar, attıkları adımlar, verdikleri raporlar neyse hepsi arşivlerdedir. Ben Vali Hakan Yusuf Güner’in avukatı değilim fakat, eğer o tarihlerde daha 15 Temmuz olayları yaşanmadan önce Vali Güner ilgili kişi ile ilgili bir adım atmış ise demek ki bu adım isabetli imiş. Çünkü bakın şimdi o kişi hakkında kaç dava var. Bu davaları Vali Hakan Yusuf Güner açmamıştır. Cumhuriyet Başsavcılığı iddianame hazırlamıştır, 2. Ağır Ceza Mahkemesi de bu iddianameleri kabul etmiş, yargılamalar devam etmektedir. Şimdi siz konuya Bakanımız Veysel Eroğlu’nu da katarak ve O’nun söylediği sözleri de gündeme getirerek hem Cumhuriyet Başsavcılığını, hem de 2. Ağır Ceza Mahkemesi heyetini etkileme durumunda olmuyor musunuz? Siz avukat olarak bunu biliyorsunuz sanırım, sizin şimdi bu sözleriniz yargı görevini yapmakta olanları etkilemek olarak nitelendirilmez mi? Bakan beyin sözleri her ne kadar 17/25 Aralık sürecinden sonra bu kişinin bu yapıyla bir alakasının olmadığı kanaatini ifade etse de, bunun yargılaması devam eden bir kişi için sizin ağzınızdan tekraren kullanılması Yargıyı etkilemek olarak algılanabilir, buna dikkat etmeniz gerekir kanaatindeyim.

Ayrıca OHAL Kararnameleri ile kapatılan gazeteler ile ilgili olarak ta eski Valimiz Hakan Yusuf Güner’i isim olarak zikretmişsiniz ve üzeri kapalı olarak Vali beyin bu konuda kimlerle işbirliği yaptığını çok iyi bildiğinizi ifade etmişsiniz. Sanıyorum bu üstü kapalı olarak bahsettiğiniz kişi benim!

Eğer böyle bir kastınız var ise ismen söyleyin ve hemen sizin hakkınızda yasal işlemlere başlayayım. Benim böyle bir konuyla alakam olmadığı gibi, eğer Vali Hakan Yusuf Güner hakkında elinizde somut deliller var ise ve neden ilgililer Vali hakkında gerekli yasal girişimlerde bulunmuyorlar ki?

Ayrıca ben bu kapatılan Gazeteler konusuna değinmemiştim. Siz özellikle de isimler vererek anlatmışsınız. Sanıyorum bu da başka bir taktiğiniz.

--

Abdullah Kaptan konusuna gelince;

Evet benim yakın dostumdur. Allah nasip ederse de dostluğumuz ömür boyu sürecektir. Bundan neden rahatsız oluyorsunuz ki? O’nun Belediye Başkanlığı görevinin sona ermesiyle birlikte bizim dostluğumuzun biteceğini bekleyenler yanıldıklarını anladılar. Ben hiç bir zaman makam mevki dostu olmadım hiç kimseyle... Bakın eski Bakanlarımızla, eski Valilerimizle olan ilişkilerim onlar makamlarında iken ne ise aynen devam etmekte. Ben makama göre dostluklarımı devam ettiren bir kişi değilim. Siz ikinci döneminizdesiniz. Belediyenin tüm iş ve işlemleri ile ilgili belgeler bilgiler elinizde. Abdullah Kaptan ile ilgili elinizde somut belgelere dayalı konular varsa Cumhuriyet Başsavcılığına nasıl müracaat edeceğinizi gayet iyi biliyorsunuz.

--

Yıl 2015. FETÖ'cüler bir yurt yaparlar, ‘ diyerek başladığınız sözlerinizde sanıyorum bir tarih hatası var. O tarihte Belediye Başkanlığı koltuğunda siz oturmuyor muydunuz?

Abdullah Kaptan döneminden bahsettiğinize göre 2004-2009 döneminden bahsediyorsunuz galiba.

O olayı da anlatayım;

O bana geldiğini söylediğiniz kişi Celalettin Soner’dir.

Celalettin Soner bana MÇP-MHP dönemindeki Başkanlıklarım süresince ve Partideki görevlerim sırasında hep destek olan bir kişidir. Aynı zamanda ailemizin de diş hekimidir. Celalettin Soner bir gün bana geldi. Yaptırdıkları yurdu gezdirmek istediğini ve orasıyla ilgili bir sorunu aktarmak istediğini söyledi. Birlikte gittik. Çatı katında bir bölümü sanıyorum okuma salonu şeklinde yaptıkları için Belediye ile sorun yaşamışlar. Talebi sadece Belediye Başkanımızın orayı bizzat kendi gözleriyle görmesiydi. Bende bu ricasını yerine getirdim. Abdullah Beyden rica ettim sağ olsun beni kırmadı. Birlikte gittik, O’da kendi gözleriyle gördü. Daha sonra Belediye’nin ilgili teknik heyeti gitti, inceledi. Neticesinde bir kaç değişiklikle sanırım ruhsatları verildi. 2005 veya 2006 yılında olan bu konuyu anlatmakla benim bu örgüte destek olduğumu anlatmaya çalışıyorsan sevgili Başkanım önce tarihe dikkat edin. O tarihte hiç kimse böyle bir örgütten haberdar değildi. Hatta o tarihten neredeyse on yıl sonrasında siz bile bunların böyle bir terör örgütü olduklarından habersiz olarak taa Pensilvanya’ya kadar gitmediniz mi? Evlatlarınızı onların okullarında okutmadınız mı? Ayrıca benim sırf Celalettin Soner’in ricası üzerine Belediye Başkanımız Abdullah Kaptan’a konuyu aktarmamın bana ne gibi bir menfaati olduğunu söyleyebilir misiniz?  Celalettin Soner hayattadır. Sizde O’nun sözlerine itimat eden bir kişisiniz. Sorun O’na, bana sadece teşekkürleri haricinde bir şeyleri olmuş mudur?

--

Sevgili Başkanım;

FETÖ  Afyon İmamı Sezai Hoca ile Ankara’ya FETÖ Elebaşısını ziyarete gittiğimi söylüyorsunuz.

Yuh artık. 

Madem tam bilmiyorsunuz konuyu, bilmediğinizi aktarmayın bari.

Bak Başkanım ben sana şimdi olayın doğrusunu anlatayım da yanlış bildiklerinizi düzeltmiş olun.

Bu tarihten 22 yıl önce...

1995 yılında Ankara’da Genel Başkanlığını hemşerimiz Veli Sarıtoprak’ın yaptığı TÜSİAV’ın ödül törenine davet edildik.

Biz Afyondan bir heyet halinde oraya gittik.

Fetullah Gülen’ de oraya ödül almak için gelmiş.

Sezai Hoca o tarihte Afyon’da görevli değildi. Buradan ayrılalı bir kaç yıl olmuştu. Orada beni ve Afyon heyetini görünce yanımıza geldi. Birlikte bir süre sohbet ettik. Daha sonra ödül töreni sona erdi, hep birlikte kapıya yönelip çıkarken tüm heyeti Fetullah Gülen ile tanıştırdı. Sezai Hoca biraz önce kendisiyle yaptığımız sohbette öğrendiği, yeni gazete çıkarttığım hususunu aktardı. Gazete ile ilgili bir süre konuştuk Fetullah Gülen ile. Haftalık yayınımızı yılbaşında günlük yayına çevireceğimizden bahsettiğimde, o yılki Ramazan ayının ocak ayında başlayacağından bahsederek ‘Ramazan ayında günlük yayına başlasanız keşke daha hayırlı olur’ şeklinde düşüncesini ifade etti. Ben bu konuyu bir kaç yıl önce Gazetemizin kuruluş yıldönümü ile ilgili yazı hazırlayan Ömer Mazi sorduğunda O’na anlatmıştım ve O’da bu konuya ODAK’taki köşe yazısında değinmişti.

Konu bundan ibarettir Sevgili Başkanım. Özel olarak ziyaret gitmedik sizin gibi. Ve tam 22 yıl önce olan bir konu.

//

Özsoy’ların kaçak inşaatı ile ilgili olan konuya isim vererek değindiğiniz için bende anlatayım o konuyu.

Abdullah Kaptan döneminde o bina ile ilgili yapılan resmi çalışmalar sizde de mevcuttur.

Birincisi o binanın kaçak olarak belirtilen bölümü 750 m2 değil, tam 796 m2 dir.

Bu raporu Afyon Kocatepe Üniversitesi Teknik Heyeti vermiştir.

İlgili müteahhit sanıyorum Hüseyin Karaca idi.

Konuyu Danıştay’a kadar götürmüştü. Abdullah Kaptan görevden ayrıldıktan bir süre sonra Danıştay burası ile ilgili kararını verdi.

Sizde iyi biliyorsunuz Sevgili Başkanım o kararın ne olduğunu.

Danıştay AKÜ’nün verdiği bilirkişi raporundaki 796 m2'lik kaçak yapı olduğunu aynen kabul etti. Yani bu inşaat içinde 796 m2 lik kaçak yapının olduğunu tescilledi.

Kaptan’dan sonra siz göreve geldiniz. Danıştay bu kararı sizin zamanınızda verdi. Siz ne yaptınız?

Bu karara rağmen Belediye Meclisinde sadece bu parsele özel bir imar değişikliği yaptınız. Belediye Meclisinde bu kaçak yapıya kılıf uydurdunuz yani.

Hemde büyük bir başarıyla, oy birliği ile aldınız bu kararı. Bunun için sizi ayakta alkışlamasında ne yapsın mal mülk sahipleri, işin müteahhidi.

Kaptan’ın iki inşaatında buna benzer durum olduğundan bahsediyorsunuz. Başkaca hangi konular varsa da şimdi mühür sizde, o koltukta siz oturuyorsunuz. Yapın o zaman gereğini.

Ben pek ihtimal vermiyorum böyle anlattığınız şeylerin olacağına ama, dediğiniz doğru ise bunun cevabını tanıdığım Abdullah Kaptan mutlaka verir. Muhtemelen size bilgi aktaranlar sizi yanıltıyorlar.

--

Sevgili Başkanım;

Ben o yazımda FETÖ den yargılananların inşaatlarına, yaptıklarına bir bakın demiştim.

Siz bana inşaatları soruyorsunuz.

Bakacak olan sizsiniz, araştıracak – denetleyecek olan sizin İmar ekibiniz. Ben değilim.

Ama diyorsanız ki; Kardeşim Mehmet, sen Afyonkarahisar’dan bir teknik heyet oluştur. Gelsinler hangi inşaatın hangi belgesini – projesini istiyorlarsa ben tüm hepsini onlara açayım. Gitsinler inşaatlara baksınlar, projelere uygun olmayan ne varsa tespit etsinler...

Bunu demek istiyorsanız, ben varım buna...

Siz de var mısınız?

--

Sevgili Başkanım;

FETÖcülerin imar değişikliklerinden elde ettikleri rantlar.. konusuna gelince.

Belediye Başkanı olduğunuz tarihten itibaren Belediye Meclisinden geçirilen kaç tane imar değişikliği olduğunu, bunların kimlere ait olduğunu, hangi tarlaların bir kararla arsa haline dönüştüğünü ben mi daha iyi bileceğim, yoksa siz mi Sevgili Başkanım?

Laf ebeliği yapmak yerine, soruya soruyla karşılık vermek yerine sizden daha farklı bir cümle beklerdim.

Gerekli talimatı verdim, bu FETÖ den yargılananların ve onların aileleri adına Belediye’de hangi iş ve işlemler yapılmış bunları araştırtıyorum, ayrıca bunların inşaatlarında şu kadar denetim yaptık’  demenizi beklerdim Başkanım.

Hadi şimdi verin bari bu talimatı.

Bir de Belediye’de imar değişikliklerinde ada parsel elbette belirtin gündemde ama, lütfen hangi ada hangi parsel ise o değişiklik yapılacak olan konunun tapudaki sahibinin adını da iliştiriverin o gündeme. Belediye Meclis Üyelerinin bazıları sadece parmak kaldırdıklarını, kimin hangi işi için parmak kaldırdıklarını bilmediklerini söylemekteler.

--

Evet Sevgili Başkanım...

Benim yazıma karşı göndermiş olduğunuz yazıyı gördüğünüz gibi noktasına, virgülüne, hatta imla hatalarına bile dokunmadan aynen yayınladım.

Sizin ithamlarınıza karşı cevaplarımı da yazdım yukarıda.

Benim yazımda bahsetmediğim bazı hususları da siz kendi kendinize dile getirdiğiniz için onlara da bildiğim şekliyle  cevaplar verdim.

Evet bilinen bir gerçek vardır, Afyonkarahisar tarihinde üst üste ikinci kez seçilen Belediye Başkanımızsınız.

Güç ve iktidar bazen insanları kör edebiliyor maalesef.

Siz şahıs olarak istediğiniz kadar başarılı olun, sizin bu başarınıza ekibinizin de ayak uydurabilmesi gerekir.

Belediye Meclis Üyelerinizin hepsinin sadece ve sadece Belediye ve tüm Afyonkarahisar’ı ilgilendiren konularını takip etmeleri gerekir.

Ekibiniz ve Belediye Meclis Üyeleriniz şahsi hesaplar, şahsi kaygılar içerisinde oldukları takdirde sizin başarınız gölgelenir, projeleriniz sekteye uğrar.

Kişiye özel imar değişiklikleri yerine, tüm Afyonkarahisar menfaatine olan imar değişiklikleri olduğu takdirde hiç bir yerden itiraz gelmez, dedikodular olmaz.

Bilmem anlatabiliyor muyum Sevgili Başkanım.

İhalelerinizin açık ve ilgili her firmanın katılabileceği şekilde olması halinde kimse bundan rahatsızlık duymaz. İhale şartnamesinde ne yazıyorsa o aynen uygulanırsa, ihaleyi alan firmaya göre şartlarda değişiklik yapılmazsa o zaman kimsenin gıkı çıkmaz.

Bilmem anlatabiliyor muyum Sevgili Başkanım.

Devletin ilgili kurumları bazı kişiler hakkında bir takım çalışmalar yapıyorsa sizin o çalışmalara saygı duymanız, kendi yargınız yerine Devletin yargısına güvenmeniz hem Devlet görevlilerimizi, hem de Yargı mensuplarımızı memnun eder. Aksine tutum ve davranışlarınız ile sözleriniz hem sizi zora sokar, hem de Devletimizin ilgililerini rahatsız eder. Falanca kişi filanca hocaya sordu, o hoca da cinlerine konuyu araştırttı o kişi temizmiş, FETÖ ile alakası yokmuş gibi yaklaşımlar hem konuyu sulandırır, hem de bunları söyleyenlerin tüm iş ve işlemlerini bu hocalara danışarak yaptıkları düşüncesine sevk eder insanları.

Bilmem anlatabiliyor muyum Sevgili Başkanım.

 

 

 
Anahtar Kelimeler:
Kaynak / Editör: Okunma Sayısı: 3467
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Söyleşi Haberleri
BELEDİYE BAŞKANIMIZDAN CEVAP VAR
ŞİFRE YA PENSİLVANYA’YA ULAŞTIYSA...
Başkanı Bıktıran ve yıpratan dedikodu...

Başkanı Bıktıran ve yıpratan dedikodu...
VİCDANINIZ SIZLIYOR MU?
BELEDİYE’DE YENİ BİR YARIŞ VAR... İŞLERİ DEĞİL, BAŞKA ŞEYLERİNİ YARIŞTIRIYORLAR
Sahte sıfatlar
AYMAZLIK MI ? REFERANS MI ?
Diğer Başlıklar

FETÖ davasında ifade veren tanıktan flaş iddia Solak cemaat yapılanması içerisinde
Trafo patladı
Vasiyetçiye yeniden soruldu
Son pişmanlık fayda etmedi!
HAYIRLI OLSUN
Bilim fuarı yoğun ilgi
Kabare Tabure şehit aileleri için sahnelendi
ÇEVRECİ PROJEDE 10 ÖĞRENCİYE TABLET
Vali Yıldırım Festivale katıldı
Sosyal Medya Fenomenleri Afyon’da
E-Gazete (Odak Gazetesi)
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Ali KÜÇÜKKARTAL
ŞİRİN BABA
Olay ilimizin güzide ilçelerindenBolva...
Mustafa Özkal
ZAPTA GEÇSİN EFENDİM!
İYİ İNSANFANİLİĞİNİNFARKINDADIR BÜNYAMİN,K&Ou...
Hüseyin ÖZHARPUTLU
MENFAATİ KİŞİLİKLER
Yaradılışımız gereği hepimizönce kendimizi d&...
Sercan SAYIN
Spor ve Sosyal Medya
  Öncelikle bu iki terimin tanımını yap...
Rabia Güzbey
TÜRKİYE’DE GENÇ OLMAK…
    Dün 19 Mayıs Atatürk&rsq...
Gökhan Kocaaslan
Bugün gençlerin bayramı
  Bugün, Ulu Önder Mustafa Kemal A...
M.Emin Güzbey
Dürbün’den köprüdeki yazıya...
Bizim Belediye’nin müteahhitleri &lsquo...
Ahmet Işık
Bu ayıp size yeter
  İlimizi 3. Lig 3. Grupta başarıyla temsil ...
Prof.Dr. Şan Öz-Alp
ORTADOĞULU OLMAMAYA ÇALIŞMAK
 Yurdumuzun coğrafi konumu her ne kadar Ortad...
Dr. Hasan Hüsnü Eren
AĞIR METALLER
  Günlük hayatımızda Ağır Metal bi...
Feyzullah Demirkale
ÇOCUKLARINIZA SEVGİNİZİ VERİN, DÜŞÜNCELERİNİZİ DEĞİL
  Her ebeveyn için evlat sevgisi başk...
YAVUZ DONAT
AFİŞ
Bayram tatili için Bodrum'a giderken... Sa...
İlan

Facebook
Namaz Vakitleri ( Afyon )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
03:2805:3013:0516:5920:2222:07

Wednesday, May 24, 2017
Tarihte Bugün
1895 - Milletlerarası Rakamların Türkiye'de kabulü
1040 - Selçuklu Devleti'nin kuruluşu
2006 - Topraktan Suyun Çekilmesi
1571 - Kırım Türkleri'nin Moskova'yı fethi.
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0.91