Bugün - Monday, June 26, 2017
Afyon 8°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Yeni Üye
Magazin Güncel Siyaset Neler duyduk? Spor Sağlık Eğitim İlçeler Söyleşi Ekonomi 
Haber Detayları

Gezi parkı olayları bir kalkışmaydı

AKÜ Rektör Yardımcısı ve Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Karakaş, 15 Temmuz’un Sosyolojisi: İhanet, Direniş ve Devrim Konferansında konuştu.

Eğitim Haberi - Monday, December 26, 2016 - 21:44
Resmi büyütmek için üzerini tıklayın...

AKÜ Sosyoloji Kulübü ve Akademik Değerler Topluluğu tarafından düzenlenen “15 Temmuz’un Sosyolojisi: İhanet, Direniş ve Devrim” konferansında konuşan Karakaş, 15 Temmuz sürecinin sosyolojisini ihanet, direniş ve devrim kavramlarıyla açıkladı. Karakaş, “15 Temmuz bir darbe girişimidir. Darbeler, bizim toplumumuzda bir kültüre ve geleneğe sahiptir” dedi. Türk toplumunda hafızaların kısa ölçekli olduğunu kaydeden Karakaş, “Bizim toplumumuzdaki hafızalar gerçekten kısa ölçeklidir. Kısa süredeki olayları biz çok iyi biliriz ve hatırlarız. Ama uzun soluklu hafıza yoklamalarımızda sıkıntılarımız vardır. Konuyla ilgili sıkıntıyı aşma ve darbe geleneğinin bir uzantısı olan 15 Temmuz’u anlama adına hafıza tazeleme de fayda var” diye konuştu.

Darbe iktidarı alaşağı etme halidir
Konuşmasında darbeler tarihine ilişkin bilgiler aktaran Karakaş, “Darbe, ansızın, henüz siyasi ve toplumsal meşruiyeti oluşmamış küçük veya belli ölçekte bir grubun, iktidarı güç kullanarak alaşağı etme girişimidir.Türkiye’de darbeler tarihi Osmanlı’dan başlar. Osmanlı döneminde başlayan askeri isyan ve darbeler, imparatorluğun yıkılmasının ardından kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nde de rejimin değişmesine rağmen neredeyse her 10 yılda bir tekrar etti. Yeniçeriler tarafından Fatih Sultan Mehmet’e yönelik başlayan askeri güç kullanarak iktidarı değiştirme biçimi, darbe geleneğinin başlangıcı oldu. Daha sonraki dönemlerde aralarında III. Selim, I. Sultan Abdülaziz ve II. Abdülhamit’in de bulunduğu 12 padişaha yönelik darbe girişimi olmuş ve iktidar değiştirilmiştir” ifadelerini kullandı. Cumhuriyet döneminde ordunun rolünün, Tek Parti döneminde ve Çok Partili Dönemde farklı biçimlerde de olsa belirleyici olduğunu kaydeden Tek partili dönemde rejimin kontrolü;‘ordu, bürokrasi ve CHP üçlüsünün egemenliğinde şekillendiğini” anlattı. Karakaş, “Tek parti döneminde ordu, iktidarın merkezinde yer almıştır ve her ne kadar sivil görünümlü bir yönetim olsa da asker, bu üçlü yapı içerisinde etkin pozisyona sahip olmuştur” şeklinde konuştu.
27 Mayıs önemli bir tarih
Çok partili döneme geçildikten sonra demokratikleşme sürecinde ciddi adımlar atıldığına dikkat çeken Karakaş, şunları söyledi: “Çok Partili hayata geçtikten sonra demokratikleşme sürecinde ciddi adımlar atılıyor. Ülkemizde, sivil siyasetin artık muktedir olduğu ya da olması gerektiği yönünde bir kanaat oluşuyor. Bu doğrultuda serbest seçimler yapılıyor. Gizli oy açık tasnifle yapılan seçimler sonrasında Demokrat Parti ezici üstünlüğü ile iktidara geliyor ve böylece sivil siyaset alanı açılmış oluyor. Bu gelişmeler sonrasında sanıldı ki, artık asker devreden çıktı, vesayet ortadan kalktı; ama bunun böyle olmadığını biz 27 Mayıs 1960’ta gerçekleşen askeri darbeyle anlamış olduk. 27 Mayıs 1960’ta TSK’nın içerisinde oluşan bir cunta, dönemin Başvekili Adnan Menderes’i idama kadar götüren darbeyi planlayarak 27 Mayıs 1960 tarihinde hayata geçirdi ve toplum olarak darbeyle yeniden tanışmış olduk.” Karakaş, “27 Mayıs darbesinin Cumhuriyet Dönemi darbeler tarihinde ilk olma özelliğine sahip olduğunu belirterek, “27 Mayıs ile birlikte, iktidarı değiştirme ve siyaseti yeniden dizayn etme aracı olarak darbe, bir siyasal kültür olarak karşılık buldu veya siyasi tarihimizde varlığını hissettiren bir başlangıç oldu. Bu nedenle 27 Mayıs, darbeleri anlama açısından önemlidir” diye konuştu.

12 Mart muhtırası
12 Mart 1971 Muhtırasının farklılığına dikkat çeken Karakaş, “12 Mart 1971’de dönemin hükümetine verilen muhtıra, aslında bir grup sivil ve askerin işbirliği yaparak sosyalizmi, askeri darbeyle tesis etme girişimi olarak 9 Martta gerçekleşecek bir darbe planının neticesinde ortaya çıkmıştır. Ancak ordu içerisinde bu bilginin deşifre edilmesiyle birlikte 12 Mart Muhtırası, özellikle sol yapılanmaya yönelik karşı darbe niteliğinde gerçekleşmiştir ve bu açıdan diğer vesayet girişimlerinden farklıdır. 12 Mart Muhtırasının da darbeler gibi bildiğimiz ve hafızamıza kazınan sonuçları oldu” dedi.
En etkili darbe 12 Eylül
1971-1980 arasında çıkan siyasal hareketlerin şiddet içerikli bir nitelik kazandığının/kazandırıldığının görüldüğüne işaret eden Karakaş, “O zaman buna anarşi deniliyordu. Ülkede kurtarılmış bölgeler oluşmuştu ve belli bir saatten sonra sokağa çıkma cesareti gösterilemiyordu. Oluşan veya oluşturulan bu terör ve anarşi ortamını ortadan kaldırma anlamında toplumsal tabanda da meşruiyet kazanmış olan asker, 12 Eylül 1980 tarihinde harekete geçti ve bir darbe gerçekleştirdi” dedi. Karakaş, “Diğer darbe ve muhtıralardan farklı olarak bu girişim, tam anlamıyla hiyerarşik bir darbedir. Genelkurmay başkanı ve diğer kuvvet komutanlarının dahil olduğu, askeri hiyerarşik yapının hayata geçirdiği ve bütün siyasi kesimlere yönelik topyekûn bir darbedir. Bu yüzden de bu darbenin sonuçları, diğer darbelere göre çok daha geniş ölçekli olmuştur. Darbe sonrasındaki yargılamalar neticesinde bir sağdan bir soldan anlayışıyla idamların gerçekleştirildiğini biliyoruz. Bütün siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları sendikalar kapatıldı. 1982 yılında halk oylaması ile Kenan Evren Cumhurbaşkanı seçildi ve aynı zamanda yüzde 92’lik bir oranla yeni bir anayasa kabul edildi. 1982 Anayasası, bugün hala darbe anayasası veya cunta anayasası olarak tartışılan bir başlıktır” diye konuştu.
28 Şubat psikolojik
1995 yılında yapılan seçimlerde İslamcı görüşleriyle bilinen Refah Partisi’nin sandıktan birinci parti olarak çıktığını anlatan Karakaş, o dönemde yaşananları şöyle özetledi: “Çeşitli koalisyon arayışları sonrasında Refah Partisi, Doğru Yol Partisi ile Refah-Yol olarak isimlendirilen koalisyon hükümetini kurdu. Bu hükümetin 2 yıllık ömrü oldu. Bu süreçte özellikle laiklik, din, devlet konusunda yoğun tartışmalar yapıldı. Bu tartışma ortamı, zamanla sertleşti, bu sertleşmenin neticesinde 28 Şubat 1997 tarihinde uzun bir Milli Güvenlik Kurulu toplantısı yapıldı. Milli Güvenlik Kurulu toplantısında özellikle asker kanadı sivil kanada, 18 maddelik bir muhtıra vermiş oldu. MGK toplantısıyla başlayangelişmelere,‘28 Şubat post modern darbe süreci’ diyoruz. 28 Şubat’taki Milli Güvenlik Kurulu toplantısından sonra bu kararların uygulanmasında ciddi anlamda tartışmalar ve sıkıntılar yaşandı. Neticede Refah Yol Hükümeti istifa etti. Daha sonra istikrarlı olmayan koalisyon hükümetleri kuruldu.”
Hiç kimse şans vermiyordu
“28 Şubat’ın sonuçlarından biri de AK Partinin iktidara gelmesidir” diyen Karakaş, “DSP öncülüğünde kurulan koalisyon hükümeti siyasi ve ekonomik istikrarı sağlayamayınca yıkıldı. 3 Kasım 2002’de seçime gidildi. Hiç kimsenin bu derece şans vermediği AK Parti, tek başına iktidara geldi ve hatta anayasayı değiştirecek çoğunlukla meclise girdi. Böylece halk 28 Şubat cuntasına cevap vermiş oldu” dedi. Karakaş şöyle devam etti: “Bundan sonra AK Parti iktidar süreci başladı. AK Parti’nin icraatlarından rahatsız olan hem askeri hem de sivil kanattaki bazı kesimler, askerin tekrardan devreye girerek iktidarı ele almasını istiyordu. Bu doğrultuda ‘Cumhuriyet mitingleri’ yapıldı. AK Parti’ye karşı kapatma davası açıldı. Bütün bunlar gerçekleşmeyince 27 Nisan 2007’de bir muhtıra gerçekleşti. Buna ‘e-muhtıra’ deniliyor. Bu muhtıra gece 23.20’de Genelkurmay Başkanlığının sitesine konulan bir yazılı bildiriden ibaretti. Hükümet tarafından bu muhtıraya karşı, dönemin TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in okuduğu bildiriyle çok sert bir biçimde cevap verildi. Bu muhtırayı kabul etmediklerini, muhtırayı veren kişinin hükümetin emrinde olan bir memur olduğunu, bunun kabul edilemez bir durum olduğunu ifade ederek bunun iade edildiği yönünde bir açıklama yapıldı. Cumhurbaşkanlığı seçiminde tartışmalar yaşandı. Birinci oylama sonucunda 367’ye ulaşılmadı diye Anayasa Mahkemesi tarafından oylama iptal edildi. Bu iptalden sonra erken seçim kararı alındı ve erken seçimle birlikte bir referandum kararı da alındı. Cumhurbaşkanını halkın seçmesi yönünde referandum gerçekleşti ve halk buna onay verdi.”
Siyasi kültür dalgası
15 Temmuza giden yolda Gezi Parkı olaylarının önemine dikkat çeken Karakaş şunları kaydetti: “AK Parti iktidarlar sürecinin kırılma tarihlerinden biri de 27 Mayıs 2013’tür. 2013’ün bahar yılları aslında Türkiye’nin de baharı niteliğindeydi. Dünya ölçeğinde projelerin hayata geçirildiği bir yıldı. Bu büyük ölçekli projeler ve siyasi istikrar, tabi ki etrafta bu coğrafya üzerinde emelleri bulunan ve içerde iktidar arayışları olan kesimlerin çıkarlarını bir araya getirdi. 27 Mayıs 2013 tarihinde Gezi Parkı olayları yaşanmaya başlandı. Topçu Kışlası ve Taksim Yayalaştırma Projesi ile başlayan bir gelişmeydi Gezi Parkı olayları. Bu projeye karşı çevreci bir hareket olarak başlatılan Gezi Parkı Olayları, zaman içinde ivme kazandı ve ülke sathına yayılarak şiddet boyutu kazandı ve ölümler yaşandı. Dış dünyanın büyük ilgisiyle karşılandı. Özellikle CNN ve BBC gibi haber kanalları 8-9 saat gibi abartılı canlı yayınlar yaparak dünyaya duyurdu. Gezi Parkı, Türkiye siyasi hayatında yeni bir ‘siyasi kültür dalgası’ olarak da ortaya çıktı. Gezi Parkı olaylarına toplumdan farklı tepkiler verildi. Toplumun bir kesimi gelişmeleri, özgürlükçü hareket olarak değerlendirdi. Hatta bazı sol gruplar, Gezi Parkı olayı üzerinden bir devrim romantizmi dahi yaşadılar. Toplumun diğer bir kısmı ise devlete, iktidara karşı bir ayaklanma bir kalkışma olarak değerlendirdi. 15 Temmuz’a gelinen yolda Gezi Parkı olaylarının önemli rolü var. Çünkü Gezi Parkı olaylarını tahrik eden bazı gelişmelerin, FETÖ üzerinden kışkırtıldığı yönünde bir takım bulgular ortaya çıktı” Şehitler için Kur’an tilaveti ve mealinin okunmasıyla başlayan ve izleyicilerin ilgiyle dinlediği konferans, 1,5 saat sürdü ve dinleyicilerin sorularının cevaplanmasıyla sona erdi.

 
Anahtar Kelimeler:AKÜ, Rektör, Yardımcısı, Sosyoloji, Bölüm, Başkanı, Prof, Dr, Mehmet, Karakaş, 1,
Kaynak / Editör: Okunma Sayısı: 450
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Eğitim Haberleri
Tüm öğrencilerimi tebrik ediyorum
Kablo ile öğrencisini dövdü
92 öğrenci mezun oldu

92 öğrenci mezun oldu
Öğrencilerden başkana mektup
AKÜ fuara katıldı
“Zirve ile öğrencilerin gelecek kaygısı azaldı”
Yasağa rağmen o sınav yapıldı
Diğer Başlıklar

Osman yavuz, attığı gollerle mest etti
Öğrenciler yok fizik tedavide yok!
Barış ve huzur dilediler
Bayrama hazırız
İnşaat hızlı ilerliyor
35 bin kişiye iftar verdik
Sorunları sıraladı
Muhtarı şikayet ettiler
NG AFYON
Bayramlaşma ikinci gün
E-Gazete (Odak Gazetesi)
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Rabia Güzbey
Vali Yıldırım’a veda
  Bakanlar Kurulu’nca hazırlanan Valil...
Ali KÜÇÜKKARTAL
ŞAH&MAT
         ...
Gökhan Kocaaslan
Saati 50 TL işine geliyorsa
Geçtiğimiz gün fotoğrafçı karde...
M.Emin Güzbey
BİRLİKTİR NET KONUŞTU
Geçtiğimiz hafta değindiğim S plakakonusu v...
Hüseyin ÖZHARPUTLU
DİLİNE SAHİP OL..!
    Ne kadar yakın ve güvenilir b...
Mustafa Özkal
ZAPTA GEÇSİN EFENDİM..!
BİR DEBİLENLER BİLİRKENDİSİNİ,"BİZİM VELİ" GİBİHİ&...
Sercan SAYIN
Basketbol’un tarihi ve yaşanan ilkler
  Basketbol, bütün dünyada en...
Ahmet Işık
İzmir’in dağlarında…
  İzmir. Tam bir futbol şehridir güzel ...
Prof.Dr. Şan Öz-Alp
ORTADOĞULU OLMAMAYA ÇALIŞMAK
 Yurdumuzun coğrafi konumu her ne kadar Ortad...
Dr. Hasan Hüsnü Eren
AĞIR METALLER
  Günlük hayatımızda Ağır Metal bi...
Feyzullah Demirkale
ÇOCUKLARINIZA SEVGİNİZİ VERİN, DÜŞÜNCELERİNİZİ DEĞİL
  Her ebeveyn için evlat sevgisi başk...
YAVUZ DONAT
AFİŞ
Bayram tatili için Bodrum'a giderken... Sa...
İlan

Facebook
Namaz Vakitleri ( Afyon )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
03:1505:2613:1117:0720:3822:29

Monday, June 26, 2017
Tarihte Bugün
1945 - Türkiye'nin Birleşmiş Milletler'e katılışı.
1924 - Yaprak aşısının bulunması.
2006 - Uyuşturucu ile mücadele günü.
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0.54